Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/6685 E. 2023/5147 K. – Çocuğun Cinsel

Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6685
Karar No
2023/5147
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/292 E., 2015/280 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli, 2013/292 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk cinsel organını mağdura sokmaya teşebbüs ettiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarından hüküm kurulmasının isabetli olmadığına ve suça sürüklenen çocuğun eyleminin yanlış değerlendirildiğine, açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Suça sürüklenen çocuğun, mağdurun ağabeyinin arkadaş olduğu, suça sürüklenen çocuğun olay günü öğleden sonra mağdurların evine gittiği ve arkadaşının yanından ayrılarak mağdurun bulunduğu odaya geçtiği, mağduru kucağına alarak ''zıplatayım mı'' dediği ve bir süre mağduru kucağında zıplattığı, daha sonra mağduru yatağa yatırıp arkasına geçtiği ve kendi cinsel organını mağdurun poposuna sürttüğü anlaşılmakla, sanığın savunlarında mağduru kucağında bir süre zıplattığını, sonra tahrik olduğunu, mağduru kanepeye yüz üstü yatırdığını, pantolonunu indirdiğini, cinsel organını mağdurun poposuna değdirmiş olabileceğini, mağdurun bu sırada başını yastığa bastırmış şekilde durduğunu, birdenbire bu durumdan rahatsız olup eylemini sonlandırdığını ifade ederek suçlamayı bu hali ile kabul ettiği, mağdurun aldırılan Adli Tıp Raporuna göre; anal bölgesinde herhangi bir ekimoz , yırtık , fissür veya bunlara ait bir nedbeye rastlanılmadığının bildirildiği, her ne kadar Haydarpaşa Numune Hastanesinin 12.05.2013 tarihli raporunda saat 5 hizasında bir adet fissur bulunduğu belirtilmiş ise de herhangi bir ekimoz ya da kanama bulgusu tanımlanmadığından söz konusu fisürün kabızlık sonucu da oluşabileceğinin bildirildiği görülmüştür. Her ne kadar suça sürüklenen çocuk mahkemedeki beyanında mağdura bir şey yapmadığını beyan etmiş ise de suça sürüklenen çocuk ve mağdur arasında husumetin bulunmayışı, olayın oluş seyri, İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı'nın 26.06.2013 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamından, suça sürüklenen çocuğun suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik sonradan değişen beyanlarına itibar edilmeyerek suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanı, mağdurun abisinin olay anına ilişkin görgüye dayalı samimi anlatımları, suça sürüklenen çocuğun kısmi ikrarı ve tüm dosya içeriğine göre, olay tarihinde mağdurun abisinin arkadaşı olan suça sürüklenen çocuğun, mağdurların evine bilgisayarda oyun oynamak için geldiği, bir süre sonra mağdurun yalnız olduğu odaya geçerek, mağduru kucağına aldığı ve mağdura ''zıplatayım mı'' dediği, bir süre mağduru kucağında zıplattığı, daha sonra mağduru yatağa yatırıp arkasına geçtiği ve kendi cinsel organını mağdurun anüsüne sokmaya çalıştığı esnada mağdurun abisinin içeriye girmesi üzerine eylemine son vermek zorunda kaldığı, suça sürüklenen çocuğun savcılıktaki beyanlarında mağdureyi kucağında zıplatmaya başladığı esnada tahrik olduğunu beyan etmesi ve mağdura "bir kere yapalım mı" demesi suça sürüklenen çocuğun saikinin nitelikli cinsel istismara yönelik olduğunu göstertiği, açıklanan nedenlerle sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli, 2013/292 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğüm husus SSÇ hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hüküm yönünden eylemin çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs olup olmadığına ilişkindir. SSÇ'nin mağdurun ağabeyi olan Hidayet ile arkadaş olduğu, olay günü öğleden sonra Hidayet'in evine gittiği, Hidayet'in kendi odasında bilgisayarda oyun oynamaya başladığı, SSÇ'nin o arada oturma odasına geçtiği ve yaşı küçük mağdur ile oynamaya başladığı, bir süre sonra Hidayet' in oturma odasına girdiği ve kardeşi mağduru kanepeye yüzüstü yatmış, poposunu açık arkadaşı SSÇ'yi de kardeşinin üzerine kendi pantolonu açık şekilde yatık vaziyette gördüğü, Hidayet'i görür görmez ayağa kalkıp pantolonu çektiği, mağdurun beyanında ağabeyinin arkadaşı ...'in oturma odasındayken kendisini kucağına aldığını, '' zıplatayım mı '' dediğini, bir süre kendisini kucağında zıplattığını, daha sonra kendisini yatağa yatırıp arkasına geçtiğini ve kendi cinsel organını poposuna değdirmeye başladığını ifade ettiği, SSÇ soruşturma beyanında mağduru kucağında bir süre zıplattığını, sonra tahrik olduğunu, onu kanepeye yüzüstü yatırdığını, pantolonunu indirdiğini, cinsel organını mağdurun poposuna değdirmiş olabileceğini, mağdurun bu sırada başını yastığa bastırmış şekilde durduğunu, birdenbire bu durumdan rahatsız olup eylemini sonlandırdığını ifade ettiği, aldırılan mağdura ait Adli Tıp Raporuna göre ise mağdurun anal bölgesinde herhangi bir ekimoz, yırtık, fissür veya bunlara ait bir nedbeye rastlanılmadığının bildirildiği, mağdurun soruşturma aşamasındaki ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesindeki muayenesi esnasındaki olaya ilişkin anlatımlarında SSÇ'nin cinsel organını, anal yoldan kendisine sokmaya çalıştığına dair bir beyanının bulunmadığı, SSÇ'nin mağdurun abisi olan tanık Hidayet'in odaya girmesine kadar icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde mağdura karşı gerçekleştirdiği sürtünme eylemlerinden pişman olarak kendiliğinden eylemine son verdiği, tanığın görmesi üzerine engel bir durum olarak sonlandırmadığı, tanığın gördüğü anın SSÇ'nin ...nın 36. maddesi anlamında icrai hareketlerden gönüllü vazgeçmesinden sonraya ait olduğu, mevcut haliyle suça sürüklenen çocuğun tamamlanan eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla kararın onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kararın bozulması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/6685, K. 2023/5147, T. 13.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-6685-e-2023-5147-k-fd8ce77f5d1a