Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4902 E. 2023/7716 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4902
- Karar No
- 2023/7716
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/327 E., 2015/19 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/327 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.02.2018 tarihli ve 18 - 2015/102261 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, tehdit ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından açılan kamu davasında; sanığın otobüs şoförlüğü yaptığı ve Afyon ilinde çalıştığı, katılan mağdure ve annesinin ise Afyon'da termal otele gittikleri sırada sanıkla tanıştıkları, katılan mağdureyle sanığın bir şekilde birbirlerinin telefon numaralarını aldıkları, bunun üzerine aralarında konuşma ve mesajlaşmaların başladığı, bu şekildeki ilişkilerinin bir kaç ay devam ettiği olayda, Mahkemece dosya içerisinde yer alan katılan mağdure tarafından sunulan ve sanık tarafından katılan mağdureye gönderilen mesajların incelenmesinde mesajların tek taraflı olarak yazılmadığı, karşısında katılan mağdurenin de sanığa bir şeyler yazarak karşılıklı konuşmalar yaptığı değerlendirilip tüm dosya kapsamı gözetilerek, sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Sanığın katılan mağdureye karşı tehdit suçunu işlediğine dair dosyada inandırıcı delil bulunmadığı, sanıkla katılan mağdure arasındaki ilişkinin karşılıklı rızaya dayandığı kabul edilerek kişilerin huzur ve sukununu bozmak suçunun oluşmayacağı, katılan mağdurenin anlatımlarına göre sanığın katılan mağdureye karşı cinsel dokunulmazlığını ihlal edecek şekilde vücuduna bir dokunmasının olmadığı, ona karşı cinsel içerikli söz ve yazıların ancak cinsel taciz sayılabileceği ancak Mahkemece bu mesaj ve sözlerin rızaya dayalı olduğunun kabul edilmesi sebebiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun da oluşmayacağı gerekçeleriyle hüküm kurulduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE A. Tehdit ile Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 123 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Beraat eden sanığın Mahkeme sorgusunun yapıldığı 10.10.2013 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Katılan mağdurenin beyanları, savunma, tüm dosya içeriği ve iddianamede yer alan anlatım nazara alındığında, sanığın katılan mağdureye göndermiş olduğu "Aşkım" şeklindeki mesajların 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu bu nedenle iddia, savunma ve dosya içeriğindeki delillerin bu kapsamda değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Tehdit ile Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/327 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/327 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.