Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/26400 E. 2025/4763 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26400
- Karar No
- 2025/4763
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1656 E., 2018/1713 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. Her ne kadar Tebliğname'de çocuğun fuhşa teşvik suçundan görüş bildirilmiş ise de; Mahkemesince bu konuda bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından bu konu değerlendirme dışı bırakılmış, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının da yalnızca çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen kararı temyiz ettiği anlaşılmakla, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle, adli görüşmeci ve psikolog bilirkişi raporlarına göre mağdurenin beyanlarının itibar edilebilir, tutarlı ve baskı altında olmadan verilen beyanlar olduğuna, sanık ile mağdurenin babası ... arasında husumet olduğu iddiasının sanığın soyut beyanlarından ibaret olduğuna, husumetin .. tarafından doğrulanmadığına, aynı konuda tanık olarak dinlenen mağdurenin babaannesinin de oğlu .. tarafından güvercinlerin satılması meselesini sanığın kendisine söylediğini, bizzat görmediğini, bir defasında da sanığın ...’a esrar içme dediğini duyduğunu beyan ederek sanık ile ... arasında bir tartışma ya da husumetten bahsetmediğine, mağdurenin livata iddiasında bulunmaması nedeniyle livata bulgusu tespit edilmemesinin de beraat gerekçesi olamayacağına, yine yaklaşık 2 yıldır mağdurenin şikayetçi olmaması halinin beraat gerekçesi olarak kabul edilmesinin de hatalı olduğuna, zira mağdurenin ailesinin parçalanmış olması nedeniyle başka gidecek yerinin olmamasının ve evinde televizyon bulunmaması sebebiyle babaannesinin evine gitmesinin bu duruma katkı sağladığına, mağdurenin belli bir süre dayanıp nihayetinde ...’a durumu anlattığına, şikayetin gecikmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğuna, anılan nedenlerle sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurenin 2004 doğumlu olduğuna, suçun işlendiği dönemlerde kendini koruyamaz durumda olduğuna, mevcut deliller ve mağdurenin psikolojik durumu nedeniyle sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 6.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.