Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/23641 E. 2025/4596 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23641
- Karar No
- 2025/4596
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/ 2503 E., 2017/2547 K. SUÇLAR : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına dair bentlerin hüküm fıkrasından çıkartılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Akşehir Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesince cinsel saldırı suçu yönünden istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden sanığın cezalandırılmasına dair bentlerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Özetle katılan mağdurenin beyanlarının annesinin yönlendirmesi ile alındığına, cinsel saldırı suçunun işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, cinsel saldırı suçundan beraat kararı verilmesine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılma hakkı olmadığına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığına ve mahkumiyet hükmünün kaldırılmasının uygun olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle sanık hakkında düzenlenen iddianame içeriğinden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da dava açıldığına, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve bu kapsamda katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gözetilerek, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı olup, bu hususun Dairemizce düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.12.2016 tarihli iddianame ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan bir kamu davasının bulunmadığı, bu itibarla sanık hakkında usulüne uygun açılan bir dava olmaksızın kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 289/1-d maddesinde düzenlenen "Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi" şeklindeki kesin hukuka aykırılık hali olduğu gözetilerek, aynı Kanun'un 280/1-e maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince hükmün bozularak gerektiğinde İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan usulüne uygun dava açtırılmak üzere Mahkemesine gönderilmesi gerekirken sanık hakkındaki mahkumiyet kararının yok hükmünde olduğu gerekçesiyle hüküm fıkrasından çıkarılması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 2016/141 Esas, 2017/37 Karar sayılı hükmünde yer alan "Katılan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3960 TL’nin sanıktan alınarak katılana verilmesine," ilişkin bölümün karardan çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.