Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18712 E. 2023/1757 K. – Reşit Olmayanla
Konu: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18712
- Karar No
- 2023/1757
- Karar Tarihi
- Konu
- Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Mahkumiyet
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu aşamasında davaya katılma iradesinde bulunduğu ve hükmü temyiz ettiği görülmekle; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin ve katılan mağdura vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.02.2016 tarih ve 2016/735 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun zincirleme olarak nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaleti ile 103 üncü maddesinin ikinci fıkraı, 43 ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları gereğince cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.07.2016 tarihli 2016/112 Esas, 2016/332 Karar sayılı ilamı ile sanığın değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14-2016/390911 sayılı Tebliğnamesi ile onama görüşlü olarak Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın müsnet suçla herhangi bir ilgisi olmadığı halde hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesindeki indirimi yeterli olmayan gerekçelerle uygulamadığını beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Toplanan tüm deliller ve mağdurun aşamalarda vermiş olduğu tutarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdura karşı eyleminin zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu olduğu halde mahkemece eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve sair temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu aşamasında temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesi; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Sanık savunması, katılan ve mağdur beyanı, tanık anlatımları, iddia, nüfus adli sicil kayıtları, raporlar, tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde mağdurenin 15-18 yaş gurubu içerisinde bulunduğu, sanıkla mağdurenin olay öncesinde arkadaş oldukları, ... ****'a ait ikamete kahvaltı yapmak amacıyla gidip ikamet içerisinde zorlama olmadan rızası ile normal yoldan ilişkiye girdikleri, sanığın savunmasında önceki beyanlarını tekrarla, mağdurla arkadaş olduklarını, herhangi bir şekilde zorlama olmaksızın normal yoldan 1-2 hafta arayla iki kez ilişkiye girdiklerini, mağdurun başlangıçta şikayetçi olmayacağını, ailesinin baskısı ile şikayetçi olduğunu, mağdurun alınan beyanında sanıktan şikayetçi olduğunu, mağdurun daha önceki alınan beyanlarında rızası olmaksızın sanığın kendisiyle zorla ilişkiye girdiğini, yardım isteme şansının olmadığını belirttiği, tanık olarak ifadesi alınan polis Memuru ... ****'in beyanında mağdura sorduklarında sanıkla ilişkiye girdiğini, ilişkinin de rıza dahilinde olduğunu mağdurun beyan ettiğini belirttiği, alınan raporlara göre mağdurda himenin sağlam olduğu, yırtılmaksızın duhüle müsait olduğunun belirtildiği anlaşılmış olup, her ne kadar sanık hakkında 2014 yılı Aralık ayı içerisinde suç tarihinde 15-18 yaş gurubu içerisinde bulunan ve arkadaşı olan mağdur ...'e yönelik zorla organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, mağdurun olayı yaklaşık 2 ay sonra gündeme getirmesi, olayın sıcağı sıcağına adli mercilere intikal ettirilmemesi, sanığın zorla değil, rıza ile ilişkiye girdiklerini belirtir beyanları, tanık ...'nin beyanına göre de mağdurun sanıkla rızası ile ilişkiye girdiklerini belirtmesi, tanığın, mağdurun aleyhine beyanda bulunmasını gerektirir bir neden olmayışı, sanıkla mağdurun olay öncesinde arkadaş olmaları, zor kullanıldığına ilişkin mağdurenin soyut beyanları dışında kanıt bulunmayışı, olayın görgüye dayalı tanığınında bulunmayışı bir bütün halinde değerlendirildiğinde eylemin zorla gerçekleştiğinin kanıtlanamadığı, sanık savunmasının mağdur beyanında belirtilenin aksine rızası ile ilişkiye girildiğini belirtir tanık polis memuru ...'ni beyanları ile doğrulandığı, bu durumda eylemin zorla gerçekleştirildiğine ilişkin savunmanın aksine kanıt elde edilemediği, savunma doğrultusunda sanıkla mağdurun 1-2 hafta arayla iki kez normal yoldan rıza dahilinde ilişkiye girdiklerinin anlaşıldığı, eylemin TCK'nın 104/1 maddesi kapsamında kalan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu anlaşıldığından eylemine uyan TCK'nın 6545 Sayılı yasa ile değişik 104/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, aynı mağdure dönük birden fazla kez kısa aralıklarla aynı kasıt altında tekrar eylemin gerçekleştirilmesi nedeniyle hakkında TCK'nın teselsüle ilişkin 43. Maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar vermek gerekmiş, sanık hakkında hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir neden görülmediğinden alt sınırdan uygulama yapılarak sanığın yukarıda belirtildiği eylemi ile aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. " gerekçeleriyle sanık hakkında değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet kararı vermiştir.
IV. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafii ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
V. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.07.2016 tarihli 2016/112 Esas, 2016/332 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.