Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16998 E. 2023/1512 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16998
Karar No
2023/1512
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması HÜKÜMLER : Düşme

Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; kanun yolu aşamasında davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin; 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/76 Esas, 2016/145 Karar sayılı kararında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2020 tarihli ve 2016/285907 sayılı Tebliğnamesi ile kısmî ret, kısmî onama görüşlü olarak Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Cumhuriyet savcısı özetle; sanığın mağdureye karşı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 43 ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davasının açıldığı ve bu yönde kanuni suç tipine uygun eylem varlığının belirlenmesinde; "Cebir Tehdit veya Hile" unsurunun mevcut olmaması nedeniyle, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken, iddianamede düzenlenmeyen ve kovuşturması yapılmayan ve 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinden dönüşümü mevcut olmayan 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince suç tanımı ile davanın düşürülmesine dair karar verilmesinin usul ve kanuna muhalefet teşkil ettiği, B. Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri Mağdure vekili, sanık hakkında cinsel istismar nedeniyle verilmiş olan davanın düşürülmesi kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirme nedeniyle usul ve kanuna aykırı olduğu, C. Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri Özetle, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dolayı mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği, gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesi tarafından, mağdurenin sanık ile önce telefonla tanıştıkları, olay tarihi olan Ağustos 2014 tarihinde sanığın mağdureyi evine birden çok kez götürüp burada birden çok kez cinsel organını mağdurenin vajinasına onun rızası dışında sokmak suretiyle mağdureye birden çok kez nitelikli cinsel istismarda bulunmaktan dolayı açılan davanın düşürülmesine; cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmış ise de mağdurenin olay tarihinde on beş yaşını doldurmuş olduğu ve rızası bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesindeki suç unsurlarının oluşmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki suçun oluştuğu ancak bu suç yönünden de şikayet bulunmadığı anlaşılmakla bu konudaki davanın da 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE 1. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin aynı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. Dosya içerisinde bulunan Bursa Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesinin 27.03.2013 günlü ve 711 sayılı raporunda mağdurede hafif mental reterdasyon bulunduğunun bildirilmesi karşısında mahkemesince suç vasfına etkisi bakımından mağdurenin İstanbul Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kuruluna sevk edilip, suç tarihi itibarıyla akıl hastalığı ve akıl zayıflığı olup olmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, kendisine karşı işlenen eylemin ahlaki kötülüğünü idrak edip edemeyeceği, beden veya ruh bakımından fiile karşı mukavemete muktedir olup olmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, işlenen suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağı hususlarında rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle Bakanlık vekilinin temyiz taleplerinin REDDİNE,

2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2016/76 Esas, 2016/145 Karar sayılı kararının Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16998, K. 2023/1512, T. 20.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-16998-e-2023-1512-k-ef1a08092651