Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/17201 E. 2023/669 K. – Cinsel Taciz
Konu: Cinsel Taciz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17201
- Karar No
- 2023/669
- Karar Tarihi
- Konu
- Cinsel Taciz
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/134 Esas, 2016/1088 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.11.2020 tarihli ve 14-2016/325115 numaralı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın sabıka kaydı bulunmamasına karşın hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinin reddine karar verildiği, suçun maddi ve manevi unsurlarının değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, olay tarihinde sanığın ayakta duramayacak kadar sarhoş olduğu ve olayı hatırlamadığı, eylemin cinsel duyguların tatminine yönelik olmadığı, atılı suçun oluşmadığı ve diğer sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "Yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü mağdurenin halasına gittiği ve evine geri dönmek için sitenin otoparkında kuzenini beklediği sırada yanına yaklaşan sanığın "mağdurenin kolunu tutarak" seni sinkaf ederim, hadi sevişelim'' dediği ve olayı gören mağdurenin kuzeni ....'un yanlarına gelmesiyle sanığın kaçtığı, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği" şeklinde kabul edilmiş ve sanığın cinsel taciz suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Olay günü sanığın mağdurenin kolunu tutarak "Seni sinkaf ederim, hadi sevişelim'' demesi şeklinde sübuta eren eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve eylemin kısa süreli, ani ve kesintili olması nedeniyle sarkıntılık boyutunda kaldığı gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkumiyetine dair hüküm kurulması, 2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenlemeler nazara alınarak yapılan değerlendirmede temel ceza belirlenirken kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçelerle teşdit uygulanması, 3. Sanığın dosya kapsamında adli sicil kaydı bulunmadığı ve güncel adli sicil kaydında da herhangi bir mahkumiyet hükmü bulunmadığının anlaşılması karşısında, "Sanık hakkında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunmakta olup, sanık deneme süresi içerisinde atılı suçu işlediğinden" şeklindeki yetersiz ve dosya içeriğiyle uyuşmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Bozma sebeplerine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/134 Esas, 2016/1088 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2023 tarihinde karar verildi.