Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16357 E. 2023/1057 K. – Cinsel Taciz

Konu: Cinsel Taciz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16357
Karar No
2023/1057
Karar Tarihi
Konu
Cinsel Taciz

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/333 Esas, 2016/321 Karar kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçundan hüküm kurulması gerektiğine, sanığın daha ağır ceza alması için kararı temyiz ettiklerine ve kararın temyizen bozulması istemine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, sanığın soruşturma sürecinde istikrarlı ve samimi bir şekilde pişman olduğuna, katılanlara karşı işlediği fiillerin hangi boyutta olduğunu ortaya koyacak tarzda ve kimlere karşı yaptı ise onları duraksamaya yer vermeyecek şekilde ikrar ettiğine, olayda karakol aşamasında mağdureyi gördüğünü, etkilenmesi nedeniyle takip etmeye başladığını, mağdurenin yanında okuldan çıkmış bir kız çocuğunun bulunduğunu, mağdureyi takip ederek apartmana girdiğini, ikinci kata çıktıklarını mağdurenin kendisini görünce bağırmaya başlaması nedeniyle oradan ayrıldığını ve eyleminin bundan ibaret olduğunu beyan ettiğine, 02.02.2016 tarihli duruşmada da aynı beyanı tekrarladığına, iddianamede anlatıldığı şekilde bir olayın olmadığını ve suçlamayı bu boyutu ile kabul etmediğini dile getirdiğine, katılan ...'nın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın ceza ehliyetinin olup olmadığı hususunda aldırılan raporun yetersiz olduğuna, bir üst kuruldan veya Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmayarak eksik incelemeyle karar verildiğine, cezanın bireyleştirilmesinin tespiti aşamasında en üst hadden ceza tayininde bulunulduğuna ve 5271 sayılı Kanun'un 105 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinden verilen cezanın sanık yönünden oldukça ağır olduğuna, Mahkemenin teşhire yönelik değerlendirmesinin yasanın aradığı şartları taşımadığına, aleniyet unsurunun olmadığına, teşhire ilişkin mağdure beyanının dışında başka bir delil bulunmadığına, sanık lehine olan 5271 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin olayda Mahkemece uygulanmamış olduğuna, uygulanmamasına ilişkin gerekçe de gösterilmediğine, sanığın geçmişi ile adli sicil kayıtları incelendiğinde hiç bir suça karışmadığının görüleceğine, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde kardeşini okuldan alan katılan mağdureyi gören sanığın, katılan mağdure ve kardeşinin ikamet ettiği daireye kadar onların peşinden yürüdüğü, katılan mağdurenin oturdukları apartmana girerken telefonla konuşurmuş gibi hareketler yaparak kendini gizlemeye çalıştığı akabinde katılan mağdurenin peşinden apartmana girdiği, katılan mağdurenin daire kapısını açmak için kapının önünde bulunduğu sırada sanığın üzerindeki pantolonu sıyırdığı ve ereksiyon haldeki cinsel organını ile mastürbasyon yapmaya başladığı, katılan mağdurenin o anda mastürbasyon yapan sanığı gördüğü, şaşkınlık içinde paniklediği hatta özür mahiyetinde "Pardon" dediği, daha sonra kendini toparlayarak "Sen ne yapıyorsun" diyerek bağırdığı, bunun üzerine sanığın katılana "Sen çok güzelsin" diyerek merdivenlerden aşağıya doğru kaçtığı, katılan mağdurenin şikayeti üzerine olayın adli makamlara intikal ettiği, sanığın olay tarihinden sonra bir başka cinsel saldırı eyleminden dolayı yakalandığı anlaşılmakla, sanığın suç tarihi itibariyle on sekiz yaşından küçük katılan mağdureyi yolda görüp takibe başlaması sonrasında ikamet ettiği apartmanın içine girmesi, daire kapısı önünde üzerindeki kıyafetleri sıyırıp ereksiyon halinde bulunan cinsel organı ile mastürbasyon yapması gerçekleştiği kabul edilen eyleminde atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. 2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de katılan mağdurenin her aşamada benzer anlatımlarda bulunması, katılan mağdurenin içinde bulunduğu yaş ve suça konu olayın niteliğine göre beyanlarının samimi görülmesi, katılan mağdurenin ikamet ettiği apartmana ait güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen görüntü izleme tutanağı içeriğinden sanığın katılan mağdureyi takip ederek peşinden olayın meydana geldiği apartamana girdiğinin anlaşılması, sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda tesbit edilen ifadesinde suçlamayı kısmen kabul ederek katılan mağdureyi ve yanında bulunan küçük yaştaki kız kardeşini takip ederek onları da peşinden apartmana girdiğini beyan etmesi, olay araştırma ve yakalama tutanağı içeriğine göre sanığın benzeri suçların faili olduğu anlaşılması ile katılan mağdurenin sanığa bu şekilde suç isnat etmesini gerektiren hiçbir neden olmaması hususları gözönünde bulundurularak sanık savunmasına itibar edilmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. 2. İlk derece Mahkemesinin cezanın bireyselleştirilmesi gerekçesinde yer alan "Sanığın suç tarihi öncesi ve sonrasında benzeri eylemlerde bulunduğunun anlaşılması, sanığın katılanın yanında küçük yaşta bir çocuk olduğu halde, henüz reşit olmayan katılana karşı gerçekleştirdiği eylemin niteliği ve oluş şekli, ortaya çıkan tehlikenin ağırlığı, sanığın toplum açısından tehlikeli bir kişiliğe sahip olduğunun düşünülmesi nedenleriyle, eyleminin temas ettiği maddede öngörülen cezanın alt sınırından uzaklaşılarak, temel cezası belirlenmiş, olumlu kişiliği tesbit edilemeyen sanık hakkında takdiri indirim nedenleri uygulanmayarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." şeklindeki kabulü nazara alınıp sanık hakkında teşdiden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/333 Esas, 2016/321 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16357, K. 2023/1057, T. 02.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-16357-e-2023-1057-k-d1f79dc951a9