Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/14820 E. 2023/7694 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14820
- Karar No
- 2023/7694
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/202 E., 2016/3 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/202 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve 5395 sayılı Çocuğun Korunması Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri gereğince danışmanlık ve eğitim tedbirleri uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.07.2020 tarihli ve 14-2016/134403 sayılı ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekili ile Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Herhangi bir sebep içermeyen süre tutum dilekçesinden ibarettir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, adlî tıp raporunda livata bulgusuna rastlanmadığına, tanıkların görgüye dayalı bilgisi olmadığına, atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlenmediğinden beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''S.S.Ç. ...'ın, olay günü, boş bir binada sigara içtiği sırada binaya oyun oynamaya gelen mağdurun yanana giderek önce mağdurun pantalonunu indirdiği daha sonra kendi pantalonunun fermuarını açarak cinsel organını mağdura gösterdiği, daha sonra mağdurun arkasına geçerek mağdurun poposuna cinsel organını sürttüğü ve bu şekilde mağduru istismar ettiği, tanık ...'in olaya bizzat tanık olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. S.S.Ç. Üzerine atılı suçu kabul etmeyerek, mağdurun ve tanıkların kendisine iftira attıklarını beyan etmiş ise de, mağdur ve tanıkların neden kendisine iftira attıklarını açıklayamadığı, aralarında iftira atmayı gerektirecek ölçüde bir husumetin bulunduğunun iddia edilmediği, mağdur ve tanıkların ısrarlı ve bir birleri ile uyumlu beyanda bulundukları, olayı detaylı olarak yer ve zaman göstererek aktardıkları dikkate alındığında S.S.Ç.'un üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 15 Ağustos 2014 tarihli raporunda S.S.Ç.'un işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamadığı ve bu fiillle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği mütala olunmuştur. SSÇ ...' ın atılı olan "çocuğun basit cinsel istismarı" suçunu işlediği dinlenilen savunma, katılanları savı ve tanık ifadeleri ile mağdur hakkındaki çocuk cerrahisi uzmanı hekimin "fiili livata bulgusu saptanılmadığına" ilişkin raporu ve olay yeri inceleme raporundan sübuta ermesine rağmen SSÇ' nin ATK 6. ATİK' dan temin olunan 15/08/2014 gün 4204 sayılı raporu itibariyle SSÇ'nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun sabit görülmesi sebebiyle SSÇ hakkında TCK' nın 31/2 maddesi delaletiyle olmak üzere CMK' nın 223/3-a maddesi uyarınca SSÇ' nin eyleminden ötürü kusurunun bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.'' şeklindeki gerekçe ile karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizinin, atılı suçun sübut bulmadığından beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkin olduğu anlaşıldığından, Tebliğnamede kararın gerekçesine yönelik olmadığından temyizde hukuki yararı bulunmadığı nedeniyle suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin reddini isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. 2. Suç tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturup öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.09.2013 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 4. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/202 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan vekili ile katılan mağdur vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.