Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/14196 E. 2024/6326 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14196
- Karar No
- 2024/6326
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2014/216 E., 2015/344 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, hayasızca hareket ve konut dokunulmazlığınının ihlali suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 116/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hayasızca hareket suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Katılanın beyanları çelişkili bulunarak beraat kararı verildiğine, katılanın rızasının bulunduğuna, mahkumiyet kararının hatalı olmasına ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Konut dokunulmazlığının ihlalinden mahkumiyet kararı verilip diğer suçlardan beraat kararı verilmesinin kendi içinde çelişki oluşturduğuna, sanığın iddia edilen eylemleri gerçekleştirdiğine ancak amacına ulaşamadan katılanın oğlu gelince kurtulabildiğine, beraat hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir. C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanığın savunmasının aksine katılanın rızası dışında katılana ait konuta girdiğine ilişkin mahkumiyete yeterli olacak derecede şüpheden uzak delil bulunmamasına rağmen sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin kanuna aykırı olmasına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Konut Dokunulmazlığının İhlali ile Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1.Sanığın yargılama konusu eylemleri 5237 sayılı Kanun’un 116/1. maddesi uyarınca konut dokunulmazlığının ihlali, 106/1-1. maddesi uyarınca tehdit suçlarından belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca konut dokunulmazlığının ihlali suçunda zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.12.2015 tarihli mahkumiyet kararından; tehdit suçunda aynı Kanun'un 66/2-a uyarınca 17.12.2014 tarihli sorgudan, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçuna Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın katılanın bulunduğu daireye gizlice girerek katılanın kıyafetlerini çıkarmaya çalışması, buna izin vermeyen katılanın vücudunun muhtelif yerlerine dokunması, katılanın çocuğunun gelerek katılana seslenmesi üzerine hareketlerine kendiliğinden son vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin tamamlanmış hali ile 5237 sayılı Kanun'un 102/1. maddesi kapsamında cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bozma gerekçesine göre Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. D. Hayasızca Hareket Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın karşı komşusu katılana pencereden cinsel organını göstermesi şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 105/2-e kapsamında teşhir suretiyle cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin sanık hakkında hayasızca harekette bulunmak suçundan yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Konut Dokunulmazlığının İhlali ile Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekili, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs ile Hayasızca Hareket Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin, temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.06.2024 tarihinde karar verildi.