Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/13920 E. 2024/6388 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13920
Karar No
2024/6388
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu aşamasında davaya katılma iradesinde bulunduğu ve hükmü temyiz ettiği görülmekle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı, Sanık ile müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/310 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararı ile; mağdurenin ailesi ile sanığın karşı kapı komşusu oldukları, mağdurenin bazen sanığın evine, oğlu ile oynamak için gittiği, 2010 yılında sanığın, mağdureye cinsel ilişkinin nasıl olduğunu anlatmaya başladığı, 2011 yılında yaz bitiminde ise mağdurenin sanığın evine gittiğinde sanığın, mağdureye bilgisayarda sevişme sahnelerini izlettiği, daha sonraki bir günde sanığın eşinin markete gittiği sırada, mağdureye sanığın oğlu ile nasıl boğuştuğunu sorduğu, mağdure sanığın oğlunu yatakta gıdıkladığı sırada sanığın da yatağa geldiği, mağdurenin üzerine yattığı ve cinsel organını mağdurenin organına yakın bir yere değdirdiği, kalçasını okşadığı, 2013 yılı Aralık ayına kadar bunun devam ettiği, bu süre içerisinde haftada bir olmak üzere ve her seferinde onların evine çocuğunu sevmeye gittiğinde benzer şekilde davranışlar sergilediği, sanığın cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürterek ve kalçalarını okşayarak boşaldığı, göğüslerini emdiği, 2012 yılında mağdurenin artık bunları yapmamasını söylemeye başladığı, daha çok karşı koyduğu, ancak elinde mağdurenin çıplak videolarının olduğunu ve ailesine göstereceğini söyleyerek tehdit ettiği ve bu duruma devam ettiği, 2013 yılında apartmanları yıkılacağı için mağdureyle sanığın ayrı ayrı apartmanlara taşındığı, sanığın mağdureyi telefonla arayıp yeni taşındığı yere gitmesini istediği, mağdurenin gitmeyeceğini söyleyince, telefonla kendisine ait olduğunu söylediği çıplak bir kadın resmi gönderdiği, bu kez elinde gerçekten resimlerinin olduğunu düşünüp gitmek zorunda kaldığı, 4 kez bu şekilde evine gittiği, bu kez evinde kendisini soyup yüzüstü yatağa yatırdığı, kendisinin de soyunup penisini arkadan kalçalarının arasına bacak bölgesinden sokmak suretiyle boşaldığı, evine gittiği 4 kez de kendisine ters ilişkiye girmek istediğini söylediği, ancak mağdure kabul etmeyince bu şekilde yapmadığı, yine bir keresinde mağdurenin cinsel organını yaladığı, şeklinde kabul edilen olayda; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 103/4, 43 ve 53. maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle; suçun sübuta ermediğine ilişkindir. III. GEREKÇE Mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, yine Kanun'un öngördüğü sınırlar arasında ceza tayininin hakimin takdir ve değerlendirme yetkisinde bulunduğu ancak bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması gerektiği, bu konudaki gerekçenin suçun işleniş şekli, kanuna aykırılığın derecesi, suç konusunun önem ve değeri, suç sebepleri, sanığın kişiliği, kastın yoğunluğu gibi hususların dosya içeriğine uygun olması gerekirken, Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1.cümlesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak, yine 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşılarak 1/2 oranında artırım uygulanarak hüküm kurulmasına rağmen, gerekçeli kararda teşdit gerekçelerinin açıklanmamış olması ve yine hükümde 6545 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik öncesi ve sonrası düzenlemenin ayrıntılı şekilde karşılaştırması yapılmadan hüküm kurulduğu nazara alındığında, gerekçe bölümünde; yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 230/1. maddesine muhalefet edilmesi hukuka kesin aykırılık olarak saptanmıştır. IV. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Bakanlık vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/310 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/13920, K. 2024/6388, T. 26.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-13920-e-2024-6388-k-6ba9016bd57a