Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/15832 E. 2025/3833 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/15832
- Karar No
- 2025/3833
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/17 E., 2015/403 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Onama (Sanıklar ... ve ... yönünden) 2. Bozma (Sanık ... yönünden) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün ONANMASINA, B. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 20.12.2017 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi kararının Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, olay tarihinde sanık ...'ın 09.07.2012 tarihli olay tutanağı, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, uyuşturucu madde kullanıcısı tanık ...'a uyuşturucu madde sattığının anlaşıldığı, inceleme dışı sanık ...'ya uyuşturucu madde temin ettiğine ilişkin anılan kişinin soyut beyanları dışında delil bulunmadığı, tanık ...'ın üzerinden herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilmediği, tanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraat kararı da verildiğinin anlaşılması karşısında, şartları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hükümden önce yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.