Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/11591 E. 2024/7907 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11591
Karar No
2024/7907
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/9 E., 2015/329 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu aşamasında davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında mağdurelere karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, mağdure ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, mahkumiyetine, mağdure Halime'ye karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurelerin ve annelerinin soruşturma aşamasında ifadelerini somut gerekçeler göstererek değiştirmiş olmaları ve değişen beyanlarını yine aynı gerekçelerle kovuşturma aşamasında da ısrarla sürdürmüş olmaları, mağdureler yönünden alınan üç kişilik bilirkişi raporu ile tek kişilik bilirkişi raporu arasında çelişkiler olması, sanığın tanık olarak dinlenen eşinin beyanları, mağdurelerin kendi anlatımları ve tanıklarca da aktarıldığı üzere yaşantılarının kötü olması gece yarıları bile sokakta gezen çocuklar olmaları hususları dikkate alınmadan Mahkemece mağdurelerin ve annelerinin ilk ifadelerine itibar edilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Mağdure ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Mağdure Halime'ye Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mağdurenin aşamalardaki sanığın kendisine dokunmadığına yönelik beyanları ve bunu destekleyen mağdurenin annesi ...'nin anlatımları, sanığın aşamalardaki suçu inkara yönelik savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenerek 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Mağdure ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Mağdure Halime'ye Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/11591, K. 2024/7907, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-11591-e-2024-7907-k-7d089e5daa42