Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/9755 E. 2013/13969 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2013/9755
Karar No
2013/13969
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, hükümlünün kaçması Hüküm : 1- TCK' nın 268 maddesi delaletiyle 267/1, 269/1, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- TCK' nın 292/1, 35/2, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Hükümlünün kaçması suçundan kurulan hükmün yapılan incelenmesinde; Sanığın Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi ilamat masasının 2012/1-436 sayılı dosyasında uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçundan hükümlü olarak arandığının tespiti üzerine yakalandığı ve ayrıca başkasına ait kimlik bigilerini kullanmak suçundan da işlem yapılmak üzere bekletildiği sırada kaçmaya teşebbüs ettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamede yer alan, göz altında bulunduğu sırada kaçması eyleminde hükümlünün kaçması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle ONANMASINA, 2- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; Gerekçeli karar başlığında suç adının "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" yerine ''iftira'' olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için, failin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, somut olayda; durumundan şüphelenilmesi üzerine görevli polis memurları tarafından kimliği sorulan sanığın, ...'ın kimlik bilgilerini vermekten ibaret eyleminin; TCK'nın 206. maddesindeki "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 12.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy : Sayın çoğunluk ile aramızdaki hukuki uyuşmazlık, sanığın eyleminin başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu mu, yoksa resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu mu oluşturduğuna ilişkindir. Somut olayda, sanık Kalecik Açık Cezaevinde hükümlü olarak bulunmakta iken izne ayrılmış, izin bitiminde cezaevine dönmeyerek TCK'nın 292. maddesinde yer alan hükümlünün kaçması suçunu işlemiş, cezaevi firarisi olarak aranmakta iken polislerce yakalanmış, yakalandığında kendisini gerçekte var olan ... olarak tanıtmış, yapılan GBT sorgusunda sanığın verdiği ...'ın da Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesince kullanmak için uyuşturucu kullanmak suçundan arandığının tespiti üzerine sanık karakola götürülmüş, karakolda daha önce vermiş olduğu kimlik bilgilerinin asılsız olduğunu itiraf ederek gerçek kimliğini açıklamıştır. Sanık hakkında cezaevine izin bitiminde dönmemesi nedeniyle soruşturma yürütülmekte olduğu anlaşılmakta olup, sanığın sadece kesinleşmiş hapis cezasının infazından değil, aynı zamanda hakkında yürütülen soruşturmadan kurtulmak saikiyle, başkasına ait kimlik bilgilerini kullandığının kabulü gereklidir. Kendisi hakkında soruşturma yürütülmesini, soruşturmanın devamını engelleme amacıyla, var olan başkasına ait kimlik bilgilerini kullanan sanığın eylemi, TCK'nın 268. maddesinde yer alan suçu oluşturur. TCK'nın 206. maddesindeki resmi belge düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunma suçu 268. maddedeki başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçuna nazaran genel hüküm niteliğinde olduğundan, daha özel bir düzenleme olduğunda özel hükme göre sanığın cezalandırılması gerekeceğinden, yerel mahkemenin suçu vasıflandırması doğrudur. Hükmün onanması gerekir. Bu nedenle sayın çoğunluğun suç vasfının yanlış belirlendiğinden hükmün bozulmasına ilişkin görüşlerine katılmıyorum. 12.11.2013

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/9755, K. 2013/13969, T. 12.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2013-9755-e-2013-13969-k-0d5bd87b6520