Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/7451 E. 2013/12059 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/7451
- Karar No
- 2013/12059
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Muhafaza görevini kötüye kullanma Hüküm : TCK'nın 289/1-son cümle, 62/1, 50/1-a maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanığa alt sınırdan ceza verileceği kabul edildiği halde temel gün adli para cezasının 5 gün yerine 60 gün olarak belirlenmesi, 2- Tayin olunan adli para cezasının bir gün karşılığı olarak gösterilen miktarın takdirinde uygulanan kanun maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 3- TCK'da cezaların içtimaına ilişkin hükmün bulunmadığı gözetilmeden hapis cezasından çevrilen gün adli para cezası ile doğrudan verilen gün adli para cezasının toplanması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa verilen cezalardan gün adli para cezasının 5 gün olarak belirlenerek, aynı Kanunun 289/1-son cümle gereği 1/2 oranında indirim yapılıp 2 gün, 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 1 gün adli para cezası ve 52/2. maddesi gereğince de günlüğü 20,00 TL hesabı ile paraya çevrilerek doğrudan verilen sonuç adli para cezasınnın 20 TL'ye indirilmesi, hükmün 4. fıkrasının hüküm yerinden çıkartılarak yerine “1 ay 7 gün sonuç hapis cezasının TCK'nın 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca bir gün karşılığı 20 TL'den hesap edilerek 740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: 765 sayılı TCK döneminde muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu düzenleyen 276. maddenin uygulamasında hacizli malları satış mahalline götürmemek cezalandırılmakta iken, 5237 sayılı TCK uygulamasında Kanunun 289. maddesinde hacizli mal üzerinde tasarrufta bulunma eylemi cezalandırıldığından, yedieminin mahcuzları satış mahalline götürmemesi suç teşkil etmemektedir. 5271 sayılı CMUK'nın 225. maddesine göre mahkeme iddianamede anlatılan eylem ile bağlıdır. Sevk maddesindeki yanlışlık yargılama sırasında ek savunma verilerek düzeltilebilir iken, eylemdeki eksiklik veya yanlışlık ek savunma ile giderilemez ve düzeltilemez. Ancak yeni bir iddianame tanzimi ile bu yanlışlık giderilebilir. Somut olayda sanığa isnat edilen eylem hacizli malları satış mahalline getirmemektir. İddianamedeki eylem genişletilemeyeceğine göre, sanığa isnat edilen eylem yasada suç olarak tanımlanmadığından sanığın beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi yanlıştır. Hüküm bu nedenle öncelikle bozulmalıdır. İkinci olarak; mahkeme tarafından sanığın hacizli malları yedinde bulundurup bulundurmadığının tespiti için kolluk tarafından yapılan araştırmada 26.11.2012 tarihli tutanakla hacizli yedi çelik kapıdan ikisinin sanığın adresinde mevcut olduğu tespit edilmiş, sanık kalan beş kapının...ya ait ...nın deposunda olduğunu beyan etmiş, kolluk tarafından bu konuda araştırma yapılmamıştır. Suçun oluşması için hacizli mallar üzerinde tasarrufta bulunmak gerektiğinden, mahcuzların depoda bulunduğuna dair sanık savunması mutlaka araştırılmalıdır. Yerel mahkeme hükmü ayrıca eksik araştırma nedeniyle de bozulmalıdır. Yukarıda açıkladığım üzere, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozulması düşüncesinde olduğumdan Dairemizin ilamındaki her üç bozma nedenine katılmakla beraber sayın çoğunluğun hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin görüşlerine katılmıyorum.30.09.2013