Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2008/16953 E. 2010/6837 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/16953
- Karar No
- 2010/6837
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Mala zarar verme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 32/1, 57/1. maddeleri uyarınca yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Akıl hastalığı bir şahsi cezasızlık sebebi olmayıp kusurluluğu ortadan kaldıran bir haldir, bu nedenle Cumhuriyet savcısı CMK'nın 171. maddesi hükmüne dayanarak takdir yetkisini kullanıp suçu işlediği tarihte akıl hastası olan fail hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veremez, soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlemek suretiyle dava açmak zorundadır. Bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Suç tarihinde akıl hastası olduğu kabul edilen şüpheli hakkında yüklenen suçtan görevli mahkemeye dava açılıp suçun sübutunu ve vasfını belirlemeye yönelik olarak yargılama yapıldıktan sonra sonucuna göre suç sübut bulmadığı takdirde beraatine, sübutu halinde ise CMK'nın 223/3-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve TCK'nın 57. maddesi gereğince de akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden doğrudan tedbire hükmedilmesi, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 07.06.2010 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY: Topladığı kanıtlara göre akıl hastası olduğunu ve ceza sorumluluğu bulunmadığını saptadığı sanığın mala zarar verme eylemi nedeniyle ceza istemli dava açılmasına gerek olmadığını ifade bakımından ek takipsizlik kararı verip, bir yandan da aynı eylem nedeniyle güvenlik tedbiri uygulanması istemiyle dava açan Cumhuriyet savcısının bu işlemi yerinde ise de, davanın görevsiz mahkemeye açılıp sonuçlandırılması isabetsiz bulunduğundan, bozmanın iddianame ile yöntemince dava açılmadığına ilişkin bölümüne katılamıyorum. 07.06.2010