Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2008/14655 E. 2010/2822 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/14655
- Karar No
- 2010/2822
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama, Tehlikeli vasıta kullanma Hüküm : 1- Sanık ... hakkında: Beraat, 2- Sanık ... hakkında: 765 sayılı TCK'nın 459/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 5, 2918 sayılı Kanunun 119. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyizin incelenmesinde; Sanık müdafiinin beraat hükmünü gerekçeye yönelik olarak temyiz etmediği, şikayetçi sanık ...'ın usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı ve davaya katılan olarak kabulüne de karar verilmediği anlaşıldığından, temyiz istemlerinin, CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2- Sanık ... hakkında verilen hükme gelince; a) CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman dilimi yazılmaması, b) Şikayetçi ...'ın, duruşma sırasında sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 238/2. maddesine muhalefet edilmesi, Kabule göre de; c) 4786 sayılı Kanun ile 647 sayılı Kanunun 5. maddesine eklenen 5. fıkra hükmü ile getirilen gecikme zammının, 647 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda öngörülmediği gözetilmeden anılan madde ile uygulama yapılması, Kanuna aykırı, d) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.3.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği ve hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile şikayetçi ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.