Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11068 E. 2025/7717 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11068
Karar No
2025/7717
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/242 E., 2014/1073 K. MALEN SORUMLU : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanıklar ..., ..., ... ve sanık ...'ın babası TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanık ...'ın babasının temyiz istemi yönünden; sanığın babasının hükmü temyize hakkı olmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi vekili, sanıklar ..., ... ve ...'nun temyiz istemleri yönünden: sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanık ...'ın Babasının Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın babasının hükmü temyize hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Katılan ... İdaresi Vekilinin 53 ... 419 Plaka Sayılı Nakil Aracınıa Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III- Katılan ... İdaresi Vekili, Sanıklar ..., ... ve ...'nun Temyizleri Üzerine Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 1.Sanık ...'in şoförü, sanık ...'nun muavinliğini yaptığı, diğer sanıklar ... ve ...'ın ise yolcusu bulundukları, Gürcistan'dan Türkiye'ye giriş yapmak üzere Sarp gümrük sahasına gelen 53 ... 419 plaka sayılı yolcu otobüsünde, polis ve gümrük tescil işlemlerinin bitimine müteakip, sanık ...'in araçta yasak ve kaçak eşya bulunmadığına dair sözlü beyanı sonrası yapılan x-ray taramasında, şüpheli yoğunluk tespiti üzerine icra edilen aramada; aracın orta bagajında 20 şişe 1 litrelik rakı, araç içerisinde koltuk altlarında 30 karton kaçak sigara, aracın sağ üst rafında 3 karton kaçak sigara, şoför koltuğu arkasında ve ön koltuk arasında 17 karton sigara ve 10 şişe 1 litrelik rakı, şoför yan koltuğu arkasında 10 şişe 1 litrelik rakı olmak üzere toplamda 50 karton kaçak sigara ile 40 şişe 1 litrelik rakı ele geçirildiği olayda; sanık ...'nun savunmasında; ele geçen eşyalardan 3 karton kaçak sigaranın sanık ...'e ait olduğunu, diğer kaçak sigaraların araca sonradan binen yolculara ait olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini belirttiği, sanık ... in savunmasında; otobüste ele geçen 3 karton sigaranın kendisine ait olduğunu, bunları içmek için aldığını, 40 şişe alkollü içkinin ise sanıklar ... ve ...'a ait olduğunu, 47 karton kaçak sigaranın ise başka bir yolcuya ait olduğunu belirttiği, sanıklar ... ve ...'ın aynı yöndeki savunmalarında; 20 şer şişe 1 litrelik rakının kendilerine ait olduğunu, diğer kaçak eşyalarla ilgilerinin bulunmadığını ve bunları satmak için değil kişisel kullanım için getirdiklerini beyan ettikleri, ele geçen sigara ve alkollü içki miktarına, dosyada mevcut olay fotoğrafları ve kaçak eşyaların otobüste ele geçirildikleri yerlere göre, alkollü içki ve sigaraların otobüs şoförü olan sanık ... ve otobüs muavini olan sanık ...'nun bilgisi ve onayı olmadan araca yüklenmelerinin mümkün olmadığı cihetle, sanıklar ... ve ...'nun ele geçen ticari miktar ve mahiyetteki tüm kaçak sigara ve alkollü içkilerden sorumlu olduklarının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, sanıklar ... ve ...'ın 20'şer şişe, 1 litrelik rakıları sahiplenmeleri ve ticari amaçla hareket etmediklerini belirtmeleri karşısında; sanıklar ... ve ...'ın suç tarihine yakın zamanlarda Gürcistan'dan Türkiye'ye giriş çıkış yapıp yapmadıklarının, giriş-çıkış yapmışlar ise hangi tarihlerde hangi sıklıkla giriş-çıkış yaptıklarının Gümrük İdaresi'nden sorularak tespit edilmesi, suç tarihinde sanıkların kullanımlarında bulunan GSM hatlarının suç tarihi ve ona yakın tarihlere ait HTS dökümlerinin celbi ile; sanıklar ... ve ... ile sanıklar ... ve ... arasında olay tarihi ve yakın tarihlerde telefon irtibatı bulunup bulunmadığı belirlenerek, sanıklar ... ve ...'ın hukuki durumlarının belirlenmesi ile eylemin toplu kaçakçılık ya da münferit kaçakçılık kapsamında bulunup bulunmadığının tespiti yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler tesisi, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 1 ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/1-1.cümle, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'in eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu dosyada suç tarihinin 12.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin 21.03.2014 olduğu, sanık ... hakkında aynı tür suçtan açılan ve istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılan Pazar (Rize) Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/682 Esas, 2018/459 Karar sayılı dosyasında ise, suç tarihinin 14.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin 04.11.2015 olduğu anlaşılmakla, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre, sanık ...'in eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek aslı ya da ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen ceza yönüyle hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle uyarlama yargılaması yapılması sağlanarak buna göre kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanık ...'in hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 5.Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi yerine, 52. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 6.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 7.Suça konu kaçak eşyanın müsaderesi sırasında, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesinin gösterilmesi yerine, 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 8.Katılan lehine hükmolunan vekâlet ücretinin, sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, sanıklar ..., ... ve ...'nun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11068, K. 2025/7717, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-11068-e-2025-7717-k-4d7a19d8019c