Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2008/12273 E. 2010/2040 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/12273
- Karar No
- 2010/2040
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı örgüte yardım Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükmedilen cezanın süresine göre sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, 1-Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’nin suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde, aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafii ile Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıklar hakkında 765 sayılı TCK’nın lehe kabul edilerek uygulanmış olması karşısında tutuklulukta geçen sürenin mahsup edilmesi ve müsadereye ilişkin olarak 765 sayılı TCK'nın 40 ve 36. maddeleri yerine 5237 sayılı TCK’nın 63 ve 54. maddelerinin uygulanması, ayrıca sanıklar hakkında aynı kanunun 58. maddesi ile karma uygulama yapılması, Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK’nın 63 ve 54. maddeleri yerine 765 sayılı TCK’nın 40 ve 36. maddeleri yazılmak ve 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi ile ilgili kısmın hükümden çıkarılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; Sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen itirazların reddine, ancak; Sanıkların kolluk ikrarı, başka dosya sanığı ...’in kolluk, savcılık, sorgu beyanları, ...’ın ve hakkındaki hüküm onanan bu dosya sanığı ...’ın sanık ... hakkındaki kolluk beyanları ile sanık ...’un yakalandığında üst aramasında ele geçen, sanığın eli ürünü olduğu anlaşılan örgütsel dökümanlar ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilen ve katıldıkları anlaşılan eylem ve faaliyetlerinin süreklilik ve yoğunluğu da nazara alındığında hukuki durumlarının suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 168/2 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 314/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.