Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/3041 E. 2026/4701 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3041
- Karar No
- 2026/4701
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1849 E., 2026/182 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2025/81 E., 2025/161 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 2 45... , 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 73... parsel sayılı ve sırasıyla 103.965,00 m², 194.647,47 m², 141.911,66 m², 131.051,68 m², 52.236,65 m², 64.487,75 m², 72.504,34 m², 3.652,67 m², 66.285,99 m², 110.119,96 m², 60.473,27 m², 476.985,49 m² ve 11.513,80 m² yüzölçümlü taşınmazlardan, 2 45... sayılı parsel tarla, 2 45... sayılı parsel çalılık, diğer taşınmazlar ise ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışması sonunda, dava konusu Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 36... ile 1 37... parsel arasında kalan yaklaşık 11.305,54 m² alan ile ... Mahallesi 3 79... ve 3 98... ve 22 parseller arasında bulunan yaklaşık 64.000,00 m² alan ile ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 2.341.277,00 m² taşınmazların ... tarafından halka açık alan olarak kullanıldığını belirterek, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile ... adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında ... Mahallesinde dava konusu edilen taşınmazların 2 45... , 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 73... parsel sayılı taşınmazlar olduğu açıklanmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların mera niteliğinde olduğu, bu niteliğinin iptali yönünde davacı tarafça bir talep ileri sürülmediği, niteliği mera olan taşınmazların kullanım haklarının ilçe ve büyükşehir belediyelerinde olduğu, bu nedenle davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ve dava konusu 2 45... , 61, 62, 63, 64, 65, 67, 69... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, daha önce hüküm kurulan 2 45... , 68, 70... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraz talebiyle açılan ve yargılama sırasında birleştirme ve tefrik kararları verilen dosyada yapılan yargılama sonunda; davanın hukuki yarar yokluğundan reddine dava konusu taşınmazların kadastro tespiti gibi tesciline, dava konusu 2 45... , 67, 68, 70... parsel sayılı taşınmazların daha önce tespite itiraz talebiyle açılan davalar sonunda tescillerine ilişkin verilen kararların kesinleştiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve dava ve usul ekonomisi de dikkate alındığında, aynı taşınmazlara ait dava dosyalarının yargılama sırasında birleştirilmemiş olması, sonucuna etkili görülmemiş davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak, mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili belediyenin, dava konusu taşınmazları uzun süredir bir bütün halde, mahalli müşterek nitelikte hizmetleri gerçekleştirmek ve kullanılmak üzere ilçe halkı ve kamunun ortak kullanımına açtığını ve taşınmazların kamu yararına uygun olarak kullanıldığını, toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi kararının hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8.maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.