Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/147 E. 2026/4576 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/147
- Karar No
- 2026/4576
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/839 E., 2025/1341 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İlinde 06.02.2023 meydana gelen depremde davalı nezdinde DASK sigortası bulunan taşınmazının artçı depremler ile birlikte ağır hasarlı olduğunun tespit edildiğini, davalı kuruma hasarın ihbar edildiğini ancak bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 110.000,00 TL nin başvru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile talebini 384.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; gerekli ödemenin yapıldığını, başkaca sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem kaynaklı az hasar aldığı, 10.08.2023 tarihinde meydana gelen deprem ile ağır hasar aldığının bilirkişi kurulu raporu ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 10.08.2023 tarihli ekran görüntüsü sabit olduğu, davacının davaya konu konutunu 06.02.2023 tanzim tarihinde az hasarlı beyanı ile sigortalattığı, ağır hasara neden olan depremin poliçenin tanzim tarihinden sonra 10.08.2023 tarihinde meydana geldiği, zarar sigortalarında amaç sigortalının uğradığı gerçek zararı tazmin etmek olduğundan ve bu nedenle sigorta sözleşmelerinde zenginleşme yasağı ilkesi geçerli olduğundan, bu ilke uyarınca sigortacının sigorta bedeli ile sınırlı olarak sigortalının zararını tazmin etmesi gerektiği gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile 384.238,40 TL'nin 10.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kurumun basiretli tacir gibi davranmadan sigorta poliçesini düzenlemiş olduğu, mahkemenin davanın kabulüne ilişkin verdiği kararın ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına uygun düştüğü gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hasarların 06.02.2023 tarihinde 04:17:34'te .../ ...'ta meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremin etkisiyle meydana geldiğini, ancak sigortalının poliçesini hasardan sonra 04.04.2023 tarihinde yaptırılmış olduğunun tespit edildiğini, poliçenin hasar yapıcı etkisi olan ana depremden sonra düzenlenmiş olup oluşan hasarda müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından binanın hasar durumunun doğru beyan edilmediğini, müvekkili kurumun sigorta sözleşmesi öncesinde taşınmazın hasar durumunu tespit etme şeklinde bir yükümlülüğü bulunmadığını, poliçenin, sigortalının beyanları esas alınarak düzenlendiğini, müvekkili kurumun tacir sıfatına haiz olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının ve müvekkili kurumun iddia, talep ve itirazlarının incelenmesinin; ihtilaf bakımından sağlıklı yargılamanın yapılabilmesi için, bilirkişi heyetinin oluşturularak heyette jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve sigorta eksperlerine yer verilmesi suretiyle denetime elverişli yeni rapor alınması gerekmekte iken müvekkili kurum aleyhine tazminat hesaplaması yoluna gidilmesinin hatalı olduğunu, belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Zorunlu Deprem Sigortası poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 587 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi gereğince davalı ... (DASK) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.