Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2836 E. 2026/3727 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2836
- Karar No
- 2026/3727
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescili
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2719 E., 2026/35 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/258 E., 2019/178 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmak sureti ile yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 09.09.2025 tarihli ve 2024/3739 Esas, 2025/5412 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davacı ... İdaresi vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda kestane korusu vasfıyla davalılar adına kayıtlı bulunan Düzce ili ... ilçesi ... köyü 356 parsel sayılı 39.650 m² yüzölçümündeki taşınmazın, yörede 1975 yılında ilan edilen orman kadastrosu sonucunda kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını ve eylemli orman olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve davalıların el atmasının önlenmesine karar verilmesini savunmuştur. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davanın kabülüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapu kaydındaki tüm şerh, beyan ve irtifaklar kaldırılarak taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların müdahalelerinin önlenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli 2023/1449 Esas, 2024/464 Karar sayılı kararı ile orman kadastrosu çalışmalarında harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde tutanaklara değer verileceği, dava konusu taşınmaza ilişkin orman kadastro tutanaklarına göre 6. O.S ile 7. O.S noktaları arasının doğru düz hat şeklinde gittiği belirtildiği, kırık yaptığı belirtilmediği, dosya içerisine gelen komşu tapu kayıtları ve kadastro tutanakları da orman kadastro tutanak içeriğini desteklediği gerekçesiyle davanın kısmen kabülü ile kısmen reddine; Düzce ili ... ilçesi ... köyü eski 356 parsel yeni 3 43... parsel sayılı taşınmazda bilirkişi kurulunun 29.12.2023 havale tarihli ek heyet raporunda 38.728,18 m² olarak gösterilen tapu kaydının iptali ile bu kısımdaki tüm şerh, beyan ve irtifakların kaldırılarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, geriye kalan kısma ilişkin talebin ve el atmanın önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı ... İdaresi vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, İlk Derece Mahkemesince itibar edilmeyen orman bilirkişi raporunda orman kadastro tutanaklarının orman ile fındık bahçelerinin sınırlarını takip ettiği, taşınmazın tamamının 1944, 19 55... hava fotoğraflarında orman olarak göründüğü ve tutanaklarda belirtilen fındık bahçesinin taşınmazın içerisinde kalmaması sebebiyle orman kadastro tutanaklarına göre taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, orman kadastro haritasındaki çizimin hatalı olduğu ve 22/-a çalışmaları sonucu taşınmazın tamamının orman sınırları içinde kaldığı belirtilmesine rağmen, 1948 yılında yörede yapılan orman tahdidine ilişkin tüm evraklar ile sonraki tarihte yapılan 22/2-a çalışmalarına ait bilgi ve belgeler getirtilerek orman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlere neden itibar edilmediğinin denetlemeye elverişli şekilde açıklanmadığı, bu sebeplerle İlk Derece Mahkemesince uyulmasına karar verilen bozma ilamında da belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 19 48... yıllarında yapıldığı anlaşılan orman tahdidi ile aplikasyon çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli, yine yörede yapılan 22/-a uygulama çalışmalarına ait bilgi ve belgeler eksiksiz olarak temin edilerek yeniden keşif yapılması ve taşınmazın kesinleşen orman sınırına göre konumunun belirlenmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşmiş orman tahdidine ilişkin evraklar ve orman tahdit haritaları getirtilerek talimat mahkemesince orman bilirkişi refakatinde keşif yapıldığı, keşif sonucu uzman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada dava konusu eski 356 parsel yeni 1 43... parsel sayılı taşınmazda bilirkişi kurulunun 29.12.2023 havale tarihli ek heyet raporunda 38.728,18 m²lik kısmının kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalan yerlerden olduğu, aynı bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1.231,59 m²lik kısmın orman sınırları dışarısında bırakıldığı bu kısım yönünden Orman İdaresince hak düşürücü süre içerisinde orman kadastrosuna itiraz edilerek taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasının talep edilmediği, bu süreler geçtikten sonra ... yönünden bağlayıcı olan orman kadastrosu sonucu oluşan orman sınırları kesinleşeceği, her ne kadar Yargıtay bozma ilamında, "1948 yılında yörede yapılan orman tahdidine ilişkin tüm evraklar ile sonraki tarihte yapılan 22-a çalışmalarına ait bilgi ve belgeler, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan 1944 tarihli ve 1966 tarihli hava fotoğraflarından yararlanılmadığı ve orman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlere neden itibar edilmediği denetlemeye elverişli şekilde açıklanmadığı" gerekçesiyle bozma sebebi olarak belirtilmişse de; Akçakoca Orman İşletme Müdürlüğünün 12.10.20 23... .12.2025 tarihli yazıları ile 1975 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca yapılan orman kadastro çalışmasına ait işe başlama tutanağına göre yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmadığı, 1975 yılında 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. maddesi uyarınca yapılan tahdit evraklarının ve tahdit haritasının dosya arasına bulunduğu ve alınan bilirkişi raporunda bu orman çalışmasına ilişkin evrakların tamamının uygulandığı gerrekkçesi ile önceki hükümde direnilmesine, davanın kısmen kabülüne ve kısmen reddine; Düzce ili ... ilçesi ... köyü eski 356 parsel yeni 1 43... parsel sayılı taşınmazda bilirkişi kurulunun 29.12.2023 havale tarihli ek heyet raporunda 38.728,18 m² olarak gösterilen tapu kaydının iptali ile bu kısımdaki tüm şerh, beyan ve irtifakların kaldırılarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, geriye kalan kısma ilişkin talebin ve el atmanın önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1.231,59 m²lik kısmına ilişkin davanın reddi kararının yerinde olmadığını, dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu, müdahalenin men'i talebinin reddini kabul etmemekle birlikte davalılar vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, harita, hava fotoğrafları, 22/2-a uygulama sonuçları ve bilirkişi raporları birlikte ve karşılaştırmalı biçimde değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın, 1976 yılından bu yana tapulu olup, uzun yıllar boyunca Orman İdaresince herhangi bir itiraz veya dava konusu edilmediğini, yapılan müdahalenin haksız ve ölçüsüz olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptal ve tescil ve müdahalenin men'i istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ile davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davalıların yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.