Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2820 E. 2026/4654 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2820
Karar No
2026/4654
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2134 E., 2025/2800 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/49 E., 2024/195 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, Zonguldak ili ... ilçe ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 13 72... parsel sayılı ve 6.853,27 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak, çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, Zonguldak Kadastro Mahkemesinin 2012/ 61... /55 sayılı kararıyla, taşınmazın krokisinde (A) harfiyle gösterilen 465,91 m²lik bölümünün ayrı parsel altında Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine ... 'nın kullanımında bulunduğu şerhi verilmesine, kalan bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş ve bu kararın 06.08.2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine kalan bölüm 13 72... parsel altında 6.387,36 m² yüzölçümü ile hükmen tescil edilmiş ve Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/458 Esas ve 2019/412 Karar sayılı kararıyla, taşınmazın krokisinde (A) harfi ve kırmızı renkte gösterilen 90,57 m²lik kısmının davacı...'ın kullanımında olduğunun beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiş, bu kararın 20.01.2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleşmesi üzerine 6292 sayılı Kanun uyarınca 18.06.2020 tarihinde yapılan satış işlemi ile davalı... taşınmazda 9057/638736 oranında tapuda malik olmuştur. 2. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde;Zonguldak ili ... ilçe ... Mahallesi 13 72... parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 600 m²lik kısmının müvekkilleri olan davacıların kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın beyanlar hanesine davacıların kullanıcı olarak yazılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın 2/B kadastro tespitlerinin 17.07.2012 tarihinde kesinleşerek çalılık vasfıyla Hazine adına tescilinin yapıldığı ve eldeki davanın 05.02.2024 tarihinde açıldığı, buna göre kadastro tespitlerinin kesinleştiği 17.07.2012 tarihiyle davanın açıldığı tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu" gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağının açıklandığı, bu sürenin hak düşürücü vasıfta olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile İlk Derece Mahkemesince kendiliğinden değerlendirileceği, somut olayda dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin Zonguldak Kadastro Mahkemesinin 2012/61 Esas ve 2013/55 Karar sayılı kararı ile 06.08.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla dava tarihi olan 05.02.2024 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, hal böyle olunca, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; kullanıcı şerhi verilmesi talepli davada 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını, davacıların kullanım kadastrosundan haberi olmadığını ve bu nedenle zilyetliklerinde bulunan taşınmazın adlarına şerh verilemediğini, kararın usul ve kanuna, hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacıların kadastro tespiti öncesi sebeplere dayalı davasının hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacıların yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/2820, K. 2026/4654, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-2820-e-2026-4654-k-08fe7822ec90