Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/255 E. 2026/4352 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/255
- Karar No
- 2026/4352
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/56 E., 2023/5 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Giresun ili ... ilçesi ... köyü 799 parsel sayılı 5.400 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Haziran 1282 tarihli 30... numaralı tapu kayıtlarına dayalı olarak, çayır niteliği ile ... adına; 800 parsel sayılı 1.971.250 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Haziran 1288 tarihli ve 69 numaralı tapu kaydına dayalı olara,k çayır niteliğinde ..., ..., ... oğulları ve ... adına; 1597 parsel sayılı 289.073 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak senetsizden, yayla niteliği ile malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit edildikten sonra, ... ve 61 arkadaşı ile Orman İdaresinin itirazları komisyonca reddedilmiş ve 3402 Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22. maddesi uyarınca yapılan çalışmalar neticesinde 799 parsel sayılı taşınmaz 1 74... parsel, 800 parsel sayılı taşınmaz 1 22... parsel ve 1597 parsel sayılı taşınmaz 1 22... parsel numarasını almıştır. 2. Davacı ... İdaresi 1993/12-13-14 Esas sayılı dava dosyalarına sunduğu dava dilekçelerinde; Giresun ili ... ilçesi ... köyü 799, 8 00... parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. 3. Davacı ... 1993/18 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Giresun ili ... ilçesi ... köyü 800 parsel sayılı taşınmazın dedesi ... adına kayıtlı bulunan tapu kaydı kapsamında kaldığını belirterek, taşınmazın kendi adına tapuya tescilini talep etmiştir. 4. Davacılar ... ve 44 arkadaşı vekili, 1993/9 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Giresun ili .l.. ilçesi ... köyü 7 99... parsel sayılı taşınmazların müvekkilleri olan davacılar adına kayıtlı bulunan K.Sani 1926 tarihli ve 59 numaralı kayıt kapsamında kaldığını ve 1597 sayılı parselin ise yayla olarak davacıların zilyetliğinde bulunduğunu belirterek, taşınmazların davacılar adına tapuya tescilini talep etmiştir. 5. Kadastro Mahkemesince, açılan tüm davalar, mahkemenin 1993/9 Esas sayılı dosya üzerinde birleştirilerek yargılamaya devam edilmiş ve bilahare ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği taşınmazların kendi köylerine ait yayla olduğu iddiası ile davaya katılmışlardır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2008 tarihli ve 1993/9 Esas, 2008/11 Karar sayılı kararı ile, davacılar ... ve 44 arkadaşı, ... ve Orman İdaresinin 800 numaralı parsel ile ilgili açtıkları davaların reddi ile 800 numaralı parselin kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, Orman İdaresinin 7 99... numaralı parsellerle ilgili açtığı davanın reddine, intifa hakkı ... ve ... İlçesinin ... Köyü Tüzelkişiliğine ait olmak üzere 799 numaralı parselin mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına; ... numaralı parsenin kadastro tespitinin iptali ile bu parselin intifa hakkı ... ilçesinin ... Köyü Tüzel Kişiliğine bırakılmak üzere yayla olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına karar karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 25.06.2008 tarihli ve 1993/9 Esas, 2008/11 Karar sayılı kararına karşı davacılar ..., ... ve arkadaşları vekili ve ..., davalılar ... ve ... mirasçısı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.01.2011 tarihli ve 2010/14892 Esas, 2011/170 Karar sayılı ilamıyla, "... dayanak tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve varsa krokileri, kadastro sırasında uygulanmışsa revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bir fen bilirkişisi ile komşu köylerden seçilecek yaşlı, tarafsız yerel bilirkişiler aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dayanak tapunun bu yere ait olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek bir biçimde belirlenmesi, varsa komşu parsellere ait kayıtlar da uygulanmak suretiyle bilirkişi anlatımlarının denetlenmesi; bu yerlere uydukları belirlendiği takdirde kayıtlar değişebilir sınırları içerdiğinden, 3402 sayılı Kanun'un 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamlarının belirlenmesi; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli, orman bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapora ekli konum gösteriminde yeşil alanda görünen bölümün orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek bu bölümü gösterir infaza elverişli kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "Eski 7 99... ada 1, eski 8 00... ada 6 ve eski 15 97... ada 7 parsel numaralı taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından davacı ... İdaresinin davasının reddine; eski 7 99... ada 1 parsel numaralı taşınmazın ... ile ... ilçesi ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından mera olarak kullanıldığı anlaşıldığından intifa hakkı ... ile ... ilçesi ... Köyü Tüzel Kişiliğine ait olmak üzere eski 7 99... ada 1 numaralı parselin mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına, eski 15 97... ada 7 numaralı parselin ... ile ... ilçesi ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından yayla olarak kullanıldığı anlaşıldığından intifa hakkı ... ile ... ilçesi ... Köyü Tüzel kişiliğine ait olmak üzere eski 15 97... ada 7 numaralı parselin yayla olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına; eski 8 00... ada 6 parsel numaralı taşınmaza uygulanan 1288 tarihli ve 69 sıra numaralı tapu kaydının parseli kapsadığı anlaşıldığından davacılar ... ile arkadaşlarının ve asli müdahillerin davasının reddine, Haziran 1288 tarihli ve 69 numaralı tapu kaydının hududunda okunan ..., ... ve ...'ın genişletilmeye elverişli ve değişebilir nitelikte sınırlar olduğu ve tapu kaydının miktarının 15 dönüm olduğu anlaşıldığından tapu kaydının miktarına itibar edilmesi gerektiğinden 08.02.2021 tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde kırmızı renkle gösterilen 15 dönümlük kısmın dava konusu parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilerek Tapu Müdürlüğü tarafından gönderilen 05.10.1985 tarihinde düzenlenen tapu kayıt tutanağında adlarına kayıtlı olduğu belirtilen ..., ..., ... ve ... tamamının payı 4 pay kabul edilerek 1 payın ..., 1 payın ..., 1 payın ... ve 1 payın ... adına tapuya tesciline; geriye kalan 08.02.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde sarı ile gösterilen 1.956.322,68 m²lik kısmın dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları ve alınan bilirkişi raporları sonucunda ... tarafından kullanıldığı anlaşıldığından intifa hakkı ... Köyü Tüzel Kişiliğine ait olmak üzere çayır olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman sayılan alanlardan olduğunu, bilirkişi raporunda da bu durumun belirtildiğini, dava konusu taşınmazların eğiminin ve toprak yapısının orman vasfında olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, taşınmazların etrafınını da orman olduğunu, verilen kararın orman bütünlüğünü bozacağını, orman ve zilyetlik yönünden yeterli araştırma yapılmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, yeterli inceleme yapılmadığını ve taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman veya mera vasfında olup olmadığı ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden değillerse özel mülkiyete konu edilip edilemeyecekleri noktasında toplanmaktadır. 1. Davalı ... vekili ve davacı ... İdaresi vekilinin 1597 parsel (yeni 1 22... ) sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davacı ... idaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekilinin 799 (yeni 1 22... ) parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 799 (yeni 1 22... ) parsel sayılı taşınmazın 08.02.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (O7) ile gösterilen kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile davacı ... İdaresinin davasının reddine ve taşınmazın tümünün mera vasfı ile özeli sicile kaydına karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 26.04.2021 tarihli orman bilirkişi raporunda (O7) ile gösterilen kısmın orman vasfında olduğu, orman sayılan yerlerden olduğu, 1955 tarihli hava fotoğrafında ağaçlık alanda kaldığı, 1960 memleket haritasında yeşil alanda kaldığı, 08.02.2021 tarihli fen bilirkişisi raporunda da (O7) ile gösterilen kısmın 1955 hava fotoğrafında orman sayılan alanda kaldığı değerlendirilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 799 (yeni 1 22... ) parsel sayılı taşınmazın 08.02.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (O7) ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğu değerlendirilerek, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddi ile bu bölümün orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın tümden reddine kararı verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Davalı ... vekili ve davacı ... İdaresi vekilinin dava konusu 800 (yeni 1 22... ) parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, eksik araştırma ve inceleme yapılarak taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmuştur. Şöyle ki, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 800 parsel sayılı taşınmaz ..., ..., ... ve ... adına tespit edilmiş ancak bu isimlerin aile isimleri oldukları anlaşılmakta olup, bu kişilerin kimler oldukları tespit edilerek davaya katılımları sağlanmamıştır. Yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, ..., ..., ... ve ...'nın kimler oldukları belirlenmeli, bu kişilerin davaya katılımlarının sağlanması suretiyle taraf teşkilindeki eksiklik giderilmeli, bu şekilde taraf teşkili sağlandığı takdirde dava konusu 800 parsel yönünden esasına yönelik incelemeye geçilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen bu hususlar gözetilmeksizin, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davacı ... İdaresi vekilinin dava konusu 1597 (yeni 1 22... ) parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden ONANMASINA, Yukarıda (2.a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresi vekilinin dava konusu 799 (yeni 1 22... ) parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı ... İdaresi vekilinin, dava konusu 799 (yeni 1 22... ) parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (O7) ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2.b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu taşınmaz yönünden BOZULMASINA, Davalı ... vekili ve davacı ... İdaresi vekilinin, dava konusu 800 (yeni 1 22... ) parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.