Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/701 E. 2025/2089 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/701
- Karar No
- 2025/2089
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1995/328 E., 2002/582 K. KARAR : Davanın açılmamış sayılmasına Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... dava dilekçesinde özetle, Muğla ili Fethiye ilçesi ... Mahallesinde bulunan 107 ada 14, 27, 60, 70 ve 69 parseller ile 113 ada 32 ve 115 ada 3 parsel sayılı taşınmazların sit alanı içerisinde kaldığından bahisle kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, ne var ki, çekişmeli taşınmazların daha sonra sit alanından çıkartıldığını, dava konusu taşınmazların bir kısmının babası, bir kısmının ise eşi tarafından uzun yıllardır tarım arazisi vasfıyla kullanıldıktan sonra miras yoluyla kendisine intikal ettiğini, hâlen çekişmeli yerleri tarım arazisi olarak kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazların sit alanı içerisinde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davacı tarafından davanın 3. defa takipsiz bırakıldığı" gerekçesi ile, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dosya içeriğinden; davacı gerçek kişinin 02.07.1996, 30.04.2002 ve 19.09.2002 tarihli duruşmalara katılmadığı, Mahkemece 05.11.2002 tarihli karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacının karar tarihinden sonra 20.12.2004 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. 1. Davacılar vekilinin 10.06.2002 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğuna yönelik temyiz itirazları yönünden; davacı gerçek kişi, her ne kadar 22.05.2002 tarihli ikinci yenileme dilekçesinin altında, dava dilekçesinde bildirdiği adresin dışında yeni bir adres daha bildirmiş ise de; daimi olarak ikamet ettiği ve daha evvel kendisine tebligat yapılan adresini değiştirdiği yönünde Mahkemeye herhangi bir bildirimde bulunmadığından, yeni bir adres bildirilmesi davacının eski adresi ile irtibatını tümden kestiği anlamına gelmeyecektir. Bunun yanında, Mahkemece yeni duruşma gününün, davacıya daha evvel tebligat yapılan adresine çıkartılan davetiye ile bildirilmesine, tebligatın "aynı çatı altında birlikte sakin oturur ehil kızı ... imzasına tebliğ olundu" şerhi ile, davacı ile birlikte oturan kızı tarafından tebliğ alınmasına, tebligatı alan davacının kızının, annesi ile birlikte oturmadıkları yönünden tebligat şerhinde bir açıklamanın da olmamasına ve davacının da ölünceye kadar kendisine usulsüz tebligat yapıldığı ve/veya tebligattan haberdar olmadığı yönünde itirazda bulunmamış olmasına göre, davacılar vekilinin temyiz istekleri yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.