Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23684 E. 2023/13088 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23684
Karar No
2023/13088
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/27 E., 2021/312 K... HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın kısmen kabulü-Birleşen davanın kabulü SAYISI : 2014/620E-2015/504K Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılar vekili, kararı adli yardım talepli temyiz etmiş olmakla, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.12.2018 tarih ve 2015/19142 2018/11884 sayılı kararı ile davacıların adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 335 inci maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince adli yardım hüküm kesinleşinceye kadar devam edeceğinden, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına ve temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili; davalı ...'in işleten ve sürücüsü olduğu aracın, davalı ... idaresine ait trafodan sızan kaygan maddenin yolu kayganlaştırması nedeniyle davacılar , ve'ye çarpması sonucu oluşan kazada davacıların yaralandıklarını, geçici ve daimi işgücü kaybına uğrayan davacıların zararlarından davalıların sorumlu olduğunu, davalı belediyenin de yolun temizlenmesine ilişkin sorumluluğu nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu belirterek, kısmi olarak açtığı davada, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar, ve için ayrı ayrı 500,00'er TL maddi tazminat, Salih için 35.000,00 TL, Hanım için 10.000,00 TL, ve için 7.500,00 TL, Mustafa için 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili; asıl davaya konu kaza sonucu yaralanarak sürekli işgücü kaybına uğrayan davacılar ve zararından davalıların da sorumlu olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL. maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihinden, diğer davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazayı yapan aracın trafik sigortası bulunduğundan kendilerine husumet yöneltilmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı DEDAŞ vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın yolun kaygan olması nedeniyle meydana geldiğini ve yoldan sorumlu idare zarardan sorumlu olduğundan kendilerine husumet düşmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada idari yargının görevli olduğunu, patlayan trafodan sızan yağın temizliği için gerekli çalışmaları yaptıkları sırada ve tüm uyarılara rağmen yola giren sürücünün kusuru ile kaza gerçekleştiğinden belediyelerinin kusursuz olduğunu, istenen manevi tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı idarelerin kusuru ile kazanın gerçekleştiğini ve davalının kazada kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı biçimde zarardan sorumlu olduklarını, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, kusur ve maluliyet ile tazminat konularında yetkili kurullardan rapor alınması gerektiğini, ticari faiz isteminin yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR Mahkemenin 07.07.2015 tarih ve 2011/243 Esas, 2015/537 Karar sayılı kararı ile; davalılar DEDAŞ, Şanlıurfa Belediye Başkanlığı ve ... hakkındaki davanın reddine; davacılar , , ve 'nin maddi tazminat isteminin reddine; birleşen davada davacı ...'in maddi tazminat isteminin kabulü ile 35.000,00 TL'nin, 1.000,00 TL'lik kısmının davalı Halk Sigorta A.Ş'den ve 34.000,00 TL'lik kısmının davalı ...'dan dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili, davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 10.12.2018 tarih ve 2015/19142 Esas 2018/11884 Karar sayılı ilamı ile Davacı taraf, 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu tarihte, fazlaya ilişki haklarını saklı tutarak kısmi dava şeklinde açtığı asıl davada, davacılar , ve için 500,00'er TL. işgöremezlik tazminatı isteminde bulunmuş; 6100 sayılı HMK'nun 107. maddesi gereği, belirsiz alacak davası olarak açtığı birleşen davada ise, yine davacılar , ve için toplam 1.000,00 TL. işgöremezlik tazminatı isteminde bulunmuştur. Davacıların maddi tazminat alacaklarının hesaplanması için alınan 20.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda, sadece davacı ... yönünden tazminat hesabının yapıldığı ve toplam 35.472,61 TL. tazminat saptandığı; davacı tarafça gerek asıl davada ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat miktarı artırılmadığı, gerekse birleşen davada talep artırım dilekçesi verilip eksik harç yatırılarak dava değeri artırılmadığı halde, mahkemece 35.000,00 TL. maddi tazminat yönünden kabul kararı verildiği görülmektedir. 6100 sayılı HMK'nun 26/1. maddesindeki "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir" düzenlemesi göz önünde bulundurulduğunda; asıl davada ıslah ve birleşen davada talep artırımı yoluyla, maddi tazminata ilişkin dava değeri yükseltilmediği halde, davacı tarafın talebi aşılarak, maddi tazminat hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. ...Somut olayda; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve hesap raporlarının, birleşen davanın davalısı Halk Sigorta A.Ş'ye tebliğ edilmediği görülmektedir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği, davacıların işgöremezlik oran ve sürelerinin belirlenmesine ilişkin maluliyet raporu, kusur raporu ve hesap bilirkişi raporunun usulüne uygun şekilde tebliği ile davalının savunma hakkını kullanması ve raporlara karşı varsa itirazlarını bildirmesinin sağlanması, itirazlarının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalı Halk Sigorta A.Ş'nin savunma haklarını da kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Davacılar vekili, asıl davada tüm davacılar için toplam 65.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkeme tarafından, davacıların manevi tazminat talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm tesis edilmemiştir.HMK'nun 297/2. maddesinde "hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" denilmek suretiyle hükmün kapsamı düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme gereği, davacı tarafın taleplerinden herbiri hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm tesis edilmesi ve hükmün gerekçesinde taleplerden kabul edilenlerin neden kabul edildiği ve reddolunanların hangi sebeple reddedildiğinin açıklanması gerekir. HMK'nun 297. maddesine aykırı biçimde, davacıların asıl davaya konu ettiği manevi tazminat istemleri hakkında, olumlu ya da olumsuz hüküm tesis edilmeyişi de bozmayı gerektirmiştir. ... Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davacılar vekili, davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararıyla, bozmaya uyularak yapılan yargılamada bilirkişi raporlarının birleşen dava davalısı Halk Sigorta A.Ş.'ye tebliğ edildiği, 25.04.2014 tarihli kusur bilirkişi raporunun, kazanın oluş şekli ve ceza mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporu ile uyumlu olduğu davacı ...'in meydana gelen kaza neticesinde 14.04.2020 tarihli bilirkişi raporu ile karşılanmamış gerçek zararının 55.161,56 TL olduğu, davacılar ... ve ... yönünden tanınan ihtarlı kesin süreye karşın maluliyete ilişkin herhangi bir delil sunulmamış olmadığı dikkate alınarak maddi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği, davacı yanca birleşen davaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin ıslah edildiği, asıl davada davacı ... yönünden maddi tazminat talep sonucu ile bağlı kalınarak, birleşen davada ise ıslah talebi doğrultusunda maddi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği hüküm tesis etmeye elverişli olduğu değerlendirilen kusur raporu ile davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz kusurlu olduğu belirlendiğinden tüm maddi ve manevi tazminat istemlerinin bu davalı yönünden kabulüne karar verildiği, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verildiği, birleşen davada husumetin davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısına da yöneltilmiş olması nedeni ile birleşen davada maddi tazminatın birleşen dava davalılarından tahsiline karar verildiği gerekçesiyle; asıl davada 500,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile ...'e ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile ...'e ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile ...'e ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile ...'e ödenmesine, davacılar ... ve ...'in maddi tazminat istemlerinin reddine, davalılar Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, ... ve Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi yönünden davanın reddine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen davada 54.661,56 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve Türkiye Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'e ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebebleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur bilirkişisi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün sorumsuz davranışları yanında diğer kurumların da ihmalinin bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusura katkı sundukları bu suretle davalı ... AŞ ile diğer davalı ...'nın olayın meydana gelmesinde ihmallerinin bulunduğunu, dava konusu olayda trafodan yağ sızdığı anda davalılardan Dicle Elektrik Dağıtım AŞ 'nin söz konusu trafoya gerekli müdahaleyi yapması ve Belediyenin de yola dökülen yağları ivedi olarak temizleyerek, karayolu yapısını trafik güvenliğini sağlayacak duruma getirmeleri gerektiğini, hesap raporunu kabul etmediklerini, davacı ...'in olay tarihinde inşaatlarda günlük 40 TL yevmiye karşılığı olarak işçi olarak çalıştığını, asgari ücretten hesap yapılamayacağını, alacağa ticari faiz işletilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatların çok düşük olduğunu, dava dilekçesinde ... yönünden manevi tazminat talebi bulunmadığı halde ilk derece mahkemesinde yanılgılı değerlendirme ile reddedilen manevi tazminat miktarı bakımından ... lehine karşı vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 17.10.2023 tarihli ek beyan dilekçesinde davacılar lehine, 2023 Yılı Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre vekalet ücretinin hüküm altına alınmasını gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı nedeniyle ıslah ile arttırılan bedelin reddi gerektiğini, kaza tarihinden faizden sorumlu olmadıklarını, birleşen davada davalı olduklarından birleşen davanın dava tarihinden faiz yürütülebileceğini, birleşen davada toplam beş davacı olmasına ve yalnızca birinin talebi kabul edilmesine rağmen diğer davacıların ispatlanamayan talepleri bakımından ret kararı verilmediğini ve dahi müvekkili şirket lehine ret vekalet ücretine hükmedilmediğini, dava öncesi başvuru yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davalı kurumların, hizmet kusurundan kaynaklı doğan sorumluluklarının bulunduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacının da müterafik kusurlu olduğunu, maluliyet raporunu ve hesap raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; gider avansı yatırılmadığını, davacıların davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, kararda temyiz süresi ve yerinin açıkça gösterilmediğini, taraflarca talep edilmeyen hususlarda karar verildiğini, taraf teşkili sağlanmadığını, ıslaha muvafakatlarının olmadığını, tanık ve bilirkişilere usulünce yemin yaptırılmadığını, bozmaya uygun karar verilmediğini, bilirkişi raporunda tek kusurlu tarafın sürücü olduğu değerlendirmesini kabul etmediklerini, Dedaş'a karşı Sulh Hukuk mahkemesinde açtığı davada alınan bilirkişi raporunda trafo sorumlusu kuruluşa da kusur verildiğini, ayrıca davacıların kaygan yolda yürürken dengelerini kaybederek düştüklerini, onların da kusurunun bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 28.12.2010 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalının sürücüsü- işleteni olduğun aracın karıştığı trafik kazasında, yaya konumundaki davacıların yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla (mülga) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 26 ıncı ve 297 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1-Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına, davalı sürücü ...'ın kazada tam kusurlu olmasına, hesap bilirkişisi raporunun kararda benimsenmesinin yerinde olmasına, manevi tazminatın olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 47. md deki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde belirlenmiş olmasına, birleşen davanın 15.07.2014 tarihinde 6100 sayılı Kanun kapsamında belirsiz alacak olarak açıldığı gözetildiğinde, bedel artırım dilekçesi ile talep edilen tazminat alacağının, zamanaşımına uğramamış olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı ...Ş vekilinin 2/a-b numaralı bent ve davalı ... vekilinin 3 numaralı bendin kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2-Birleşen davada davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a.Birleşen davada davacı ..., dava dilekçesinde, davalı ... yönünden, dava tarihinden itibaren faiz talep etmiş olmasına rağmen, Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrasına aykırı biçimde talep dışına çıkılarak tazminata (birleşen davada) kaza günü olan 28.12.2010 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. b.Birleşen davada, davacılar , ve dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL (dava değerini ayrı ayrı belirtmemişlerdir) maddi tazminat talep etmiş olmakla, davacılar ve yönünden miktar artırımı yapılmamış, dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminatlara yönelik olarak olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalı ... vekilinin diğer temyizine gelince; Asıl davada dava dilekçesi ile davacılar , ve için ayrı ayrı 500,00' er TL maddi tazminat, için 35.000,00 TL, için 10.000,00 TL , ve için 7.500,00 TL, için 5.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiş, tüm talepler yönünden de dava tarihinden itibaren faiz istenmiş olmasına rağmen, 6100 Kanun'un 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrasına aykırı biçimde talep dışına çıkılarak maddi ve manevi tazminatlar bakımından, hükümde temyiz eden davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalılar Türkiye Sigorta AŞ vekili ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2/a-b) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle birleşen dava davalısı Türkiye Sigorta AŞ vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeblerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş ise de HMK 339.maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 269,85 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar Türkiye Sigorta AŞ ve ...'a iadesine Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23684, K. 2023/13088, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23684-e-2023-13088-k-05db2f6ab695