İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/422 E. 2025/460 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/422
- Karar No
- 2025/460
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/422 Esas - 2025/460 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/422 Esas KARAR NO : 2025/460 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/06/2025 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davaya konu uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında 01.07.2024 tarihinde imzalanan yazılı alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklandığını, bu sözleşme kapsamında davalının, Konya İli Çumra ve Ilgın ilçelerinde bulunan Atık-Su Arıtma Tesisleri’nde difüzör hattı ile dış saha PE-100 borulama montaj işlerini, kendi şirketine bağlı işçiler vasıtasıyla ve 10 ay (300 gün) içerisinde eksiksiz olarak tamamlamayı üstlendiğini, sözleşme bedelinin 1.850.000 TL olarak belirlendiğini; işin eksiksiz biçimde tamamlanması ve kontrollü kabulün gerçekleşmesi akabinde hak ediş ödemelerinin yapılacağının kararlaştırılacağını, bu alt yüklenici sözleşmesinin zemininin, davacının ile 20.06.2024 tarihinde sözlü olarak gerçekleştirdiği üst sözleşmeye dayandığını, taraflar arasında varılan bu anlaşma uyarınca, davacının Konya Çumra ve Ilgın Atık-Su Arıtma Tesisleri kapsamında difüzör hattı ve dış saha PE-100 borulama montaj işlerinin yapımı ile işin gerektirdiği makine ve ekipmanların teminini üstlendiğini, toplam iş bedelinin 4.000.000 TL olarak belirlendiğini, bu kapsamda davacı tarafından kaynak makineleri, ek parça ve yüksek basınç test pompaları sağlanarak işe fiilen başlandığını, ancak sözleşmenin akdedilmesinden kısa bir süre sonra, davalı davacının talimatı ile işin keşfi için bulunan şantiye sahasına gittiğinde sözleşmeye açıkça aykırı davranarak, ana yüklenici firma ile doğrudan irtibata geçtiğini ve davacıyı tamamen devre dışı bırakarak, sözleşmeye konu işi doğrudan adına işçi sıfatıyla yapmaya başladığını, bu bağlamda davalının, yanındaki on işçiyi de doğrudan bünyesine geçirerek SGK kayıtlarında işçi olarak gösterdiğini, davalının bu eyleminin TBK m.112 anlamında borcun hiç ifa edilmemesi niteliğinde olduğunu, açıklanan nedenlerle; davalının, taraflar arasında 01.07.2024 tarihinde akdedilen eser sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini hiç ifa etmemesi nedeniyle, davacının uğradığı müspet zararın bilirkişi incelemesiyle ayrıntılı biçimde tespitine, HMK m.107 uyarınca açılan işbu belirsiz alacak davasında, zarar miktarı henüz objektif olarak belirlenemediğinden, mahkemenizce tespit edilecek kesin zarar tutarına ilişkin bedel artırımı daha sonra yapılmak üzere, bu aşamada dava konusu edilen 50.000,00 TL’nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, faiz başlangıç tarihinin 21.02.2025 olarak kabulüne; mahkemece aksi kanaate varılması halinde temerrüt tarihinin ayrıca tespitine, yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 2025/371 Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden iş bu dava dosyası arasına alınarak incelenmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde; Açılan dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebinden ibarettir. Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 18/06/2025 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Somut olayda; Benzer mahiyette açılan Mahkememizin 2025/371 Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasında alınmıştır. Sözü edilen dosyada taraflar hakkında tacir araştırması yapıldığı görülmüştür. Mahkememizin 2025/371 Esas sayılı dosyasında yer alan tacir araştırması da dikkate alınarak; Davalının, Sakarya Defterdarlığının cevabi yazısına göre işletme esasına göre defter tuttuğu, sözleşme tarihi itibariyle zarar bildiriminin yapıldığı, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası ve Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısına göre kaydının olmadığı, Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin cevabi yazısına göre esnaf kaydının olduğu belirtilmiş olup dosya kapsamına göre davalının tacir sıfatına haiz olmadığı tespiti yapılmıştır. Dava konusu alacağın kaynağının eser sözleşmesinden kaynaklanan müspet zararın davalıdan tahsiline yönelik olduğu, dava konusu dikkate alındığında mutlak ticari dava olmadığı gibi davalının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. Davanın 6102 sayılı yasanın 4.maddesi, 6100 sayılı yasanın 382/1-e-6.maddeleri gereği basit yargılama usulüne tabi olduğu, 6100 sayılı 320/1.maddesi gereği basit yargılama usulüne tabi olan davalarda mümkün olan hallerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilebileceği, dosyadaki delillerin hüküm vermeye elverişli olması nazara alındığında, dosya üzerinden karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yargılama giderleri ve harçların görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde gönderme talep edilmemesi halinde dosyanın ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı hususunun İHTARINA, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.03/07/2025 Katip Hakim