Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/610 E. 2026/2717 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/610
Karar No
2026/2717
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/120 E., 2024/269 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tatvan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/313 E., 2022/208 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesinde bulunan 7 12... parsel sayılı 16.265,04 metrekare yüzölçümlü taşınmaz tescil harici yerlerin tescili (ihya) işlemi ile orman vasfıyla ... adına tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesinde bulunan 7 12... parsel sayılı taşınmazın müvekkili ...'a ait olduğunu, ancak dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde 27.06.2018 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu söz konusu taşınmazın orman vasfıyla davalı ... adına tescil edildiğini, yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 40 yılı aşkın kullandığını ve taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla zilyetliğinin mevcut olduğunu, taşınmazın etrafında bulunan taşınmazlara bakıldığında dava konusu arazinin komşu arazisi olan 712 ada ve 4 parsel sayılı taşınmazın tarla olarak tapulu olduğunun görüldüğünü ileri sürerek, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın ... adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yerin hava fotoğraflarına göre kültür arazisi olarak kullanıldığı, dava konusu söz konusu yerin orman olmadığı ve orman sayılan yerlerden olmadığı, para ve emek harcanmak suretiyle taşınmaz üzerinde bulunan taşların toplanarak kullanıma elverişli hale getirildiği, eğimin %2-5 arasında olduğu, tarım arazisi olarak kullanılmakta olduğu, taşınmazda taşlılık ve erozyon problemi bulunmadığı, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişileri ve tanıkların beyanları birlikte dikkate alındığında davacının dava konusu taşınmazı imar ihya ile tarım arazisi haline getirdiği ve taşınmazın özel mülkiyete konu olmayı engelleyecek mera, yayla, kışla ve köy orta malı olarak kabul edilebilecek bir özelliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 7 12... parsel sayılı taşınmazın 12.07.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporu krokisinde kırmızı renk ile boyalı ve 11 rakamı ile işaretli 16.265,04 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda davacı orman vasfı ile davalı ... adına tescil edilen taşınmazın uzun yıllardır kendi zilyetliğinde olduğunu ile sürmüş yerel mahkeme ise dava konusu yerin orman olmayıp kültür arazisi olduğu, imar ihya edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ile uyumlu değildir. Şöyle ki bir yerin imar ihya olgusuna dayalı olarak zilyetlikle edinilebilmesi için öncelikle emek ve para sarfıyla imar ihya edilmesi, bunun üzerinden davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetliğin sürdürülmesi gerekir. Dosyada alınan orman bilirkişi raporunda dava konusu yerin orman ve ormandan açma yerlerden olmadığı belirtilmiş böylelikle taşınmazın özel mülki edinimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Ancak, 23.09.2021 tarihli bilirkişi kurul raporuna göre dava konusu yerde tarımsal faaliyetin son 15 yıldır sürdürüldüğü ve imar ihyasının tamamlanmadığı bildirilmiştir. Yine 16.07.2021 tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda 1994 yılı hava fotoğrafında tarımsal amaçlı tasarruf olmadığı, imar ihya yapılmadığı yine 2001 tarihli hava fotoğrafında da toprağın işlendiğine dair toprak yapısında doku farklılığı olmadığı, tarımsal amaçlı tasarrufun bulunmadığı bildirilmiştir. Hal böyleyken davacının zilyetlikle edinimin koşullarını sağladığı söylenemeyecektir. Toplanan tüm bu delillere göre davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.3 bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava dosyasının eksik incelenmesi neticesinde söz konusu şekilde karar verildiğini, ilk aşamadan itibaren ısrarlı bir şekilde belirttikleri üzere dava konusu yeri müvekkilinin 30 yılı aşkın bir süredir imar ve ihya ederek kullandığını, hava fotoğrafının çekildiği dönem müvekkilin nadas uygulaması yaptığı döneme denk geldiğini, bu sebeple de belirtildiği gibi toprakta tarımsal faaliyet görülemediğini ve mahalli bilirkişilerin beyanlarına itibar edilmemesinin kabul edilemeyeceğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/610, K. 2026/2717, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-610-e-2026-2717-k-a9967374add3