Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6022 E. 2026/3076 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6022
- Karar No
- 2026/3076
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1904 E., 2025/1738 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2019/386 E., 2023/384 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinden ...'in tüp bebek tedavisi yoluyla yeni bir çocuk sahibi olmak umuduyla 2017 yılı Eylül ayında davalı şirkete ait hastaneye gittiğini, rahatsızlığın nedeninin dikiş yerindeki çukur olduğu ve yumurta toplamı işlemi ile birlikte ameliyat yapılacağının söylendiğini, müvekkilinin 30.12.2017 tarihinde ameliyata alındığını ve oluşan 2 embriyonun dondurulduğunu, müvekkilinin 17.01.2018 tarihinde dikiş yerinin düzeltilmesi ameliyatı yapıldığını ve bir hafta sonra kontrole gelmesinin söylendiğini, müvekkilini hiç tanımadığı davalı doktor ...'nın ameliyat ettiğini, bu ameliyattan sonra müvekkilininde çok şiddetli ağrı başladığını ve adet kanamasının çok azaldığını, Temmuz ayının son haftasında davalı şirkete ait hastaneye tekrar gidildiğini ve bu sefer embriyo transferi yapılmaya çalışıldığını fakat yapılamadığını, diğer davalı doktor ...'in yapılan ameliyat nedeniyle oluşan iltihapları temizlemek adına anestezi vermeden adeta müvekkilinin içini kazımaya başladığını, müvekilinin transfer yapılması için 01.08.2018 tarihinde çağrıldığını, ancak serviks kanalı dar olduğundan transferin gerçekleştirilemediğini, 16.08.2018 tarihinde müvekkilinin serviks kanalının açılabilmesi için tekrar ameliyata alındığını, bilahare gittiği acil serviste bağırsaklarından röntgen çekildiğinde bağırsakların tamamen tıkalı olduğunun görüldüğünü, müvekkillerinin epikriz raporlarını kontrol ederken 1 adet embriyo transferinin yapıldığını gördüklerini, müvekkillerinin birçok masraf yaptıklarını ve sıkıntı yaşadıklarını ileri sürerek; müvekkillerinden ... için 500.000,00 TL ve ... için 100.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın 30.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacıların işlemlerin tüm aşamalarında bilgilendirildiğini ve aydınlatılmış onam formlarının imzalatıldığını, her türlü özene rağmen gelişebilen komplikasyonun erken dönemde teşhis edilip, tedavinin ivelidilikle sağlandığını, davacılardan ...'e uygulanan tıbbi müdahalenin mevzuata uygun olduğunu, müvekkillerinin herhangi bir ihmal ve hatalarının bulunmadığını, iddia edilen hususları kabul etmemekle birlikte talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu ve üniversite hastanelerinden alınan raporların benzer olduğu, davacıların maddi tazminat taleplerini ispatlayamadıkları, ancak olayın oluş şekli ve tanık beyanları dikkate alındığında davalıların kusurlarının bulunduğu gerekçesiyle; davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının geçirmiş olduğu tedavilerinin modern tıbbın gereklerine uygun olduğu, bu tedavilerde doktorların tıbbi bir hatası ve ihmalinin olmadığı, davalı doktorların uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının bulunmadığı tesbit edildiğinden davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; bilirkişi raporlarının eksik olduğunu, müvekkillerinin anlaştıkları doktor tarafından tedavi edilmediklerini, davalı doktor ...'nın müvekkilinin şikayetlerini zamanında dikkate almadığını, gereken özen ve dikkatin gösterilmediğini, davalılar tarafından arka arkaya hızlıca birkaç kağıda imza attırmanın onam değil ancak dayatma olarak değerlendirilebileceğini, hiç embriyo transferi yapılmadığı beyan edilmişse de epikriz raporunda ''1 adet embriyo transferi yapıldı'' şeklinde göründüğünün açıklanmadığını, davalı hekimlerin kendi bilimsel makalelerinde aynı vakayı komplikasyon örneği olarak sunduklarını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ve alanında uzman doktorlardan oluşan bilirkişi heyet raporlarında; hastanın muayene edilmesi sonucu herhangi bir hasarın saptanmadığı, daha önce iki kez sezaryen ile doğum yapmış kişiye tüp bebek tedavisi öncesi gebelik ihtimalini artırmak amacıyla yapılan ameliyatın endikasyon ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, cepleşme tamiri sonrasında yara iyileşmesi sırasında oluşan nedbe dokusunun o bölgede darlık oluşturabileceği, bu darlığı açmak için yapılan histeroskopik işlem sırasında gelişen perforasyonun her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek komplikasyonlardan olduğu, histereskopik işlem sonlandırılarak laparoskopi olarak bilinen batından müdahaleye geçilerek delinen yerin onarımının komplikasyon yönetimi açısından uygun olduğu, hastada bağırsak yaralanması geliştiğine dair tıbbi kayıt bulunmadığı ve patoloji izlenmediği, servikal stenozun girişimsel işlemlerden sonra her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek komplikasyonlardan olduğu, servikal stenozun tekrarlayabileceği ve tamamen iyileşmeyebileceği, ilgili hekimlerin takibinden çıkması nedenli komplikasyon yönetiminin ve embriyo transferinin gerçekleştirilemediği göz önüne alındığında davalı doktorların uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporlarının Yargıtay, taraf ve Mahkeme denetimine açık, denetlenebilir olduğunun anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.