Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5624 E. 2025/7349 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5624
Karar No
2025/7349
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1517 E., 2025/1100 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kdz.Ereğli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2023/15 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında Zonguldak ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 2 39... parsel sayılı 4.028,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 417 parsel sayılı 1.308,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanelerine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Taşınmaz 31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle 2004 tarihinden beri... oğlu ...'ın kullanımındadır. Taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları ...'a aittir" şerhi, 414 parsel sayılı 4.999,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 416 parsel sayılı 1.927,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise beyanlar hanelerine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Taşınmaz 31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle 2010 tarihinden beri... oğlu ...'ın kullanımındadır. Taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları ...'a aittir" şerhi verilerek tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; kullanım kadastrosu çalışmalarında dava konusu 2 39... , 414, 4 16... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, taşınmazların kendilerine murisleri olan babası ... ...'dan intikalen geldiğini, kendisinin de payı olduğunu, mirasçılık belgesindeki payı oranında tapuya tescili gerektiğini ileri sürerek, taşınmazların mirasçılık belgesindeki payı oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi ve ekinde yer alan belgelerdeki aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmazların uzun yıllardır müvekkillerinin çekişmesiz ve aralıksız olarak malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduklarını, dava konusu taşınmazların müvekkillerine dedeleri olan ... ... tarafından ölünceye kadar bakma vaadiyle verildiğini, 13.08.1996 tarihinde köy senediyle dava konusu yerleri ölünceye kadar bakma vaadiyle müvekkillerine hibe ettiğinin ve zilyetliklerini devrettiğinin yazılı olarak belirtildiğini, 11.02.2002 tarihinde .... noterliğinin ... yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle dava konusu taşınmazları müvekkillerine devrettiğini, müvekkillerinin dedeleri ... ...'a ölünceye kadar baktığını, 11.02.2002 tarihinde .... noterliğinin ... yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma sözleşmesinde geçen patates yeri isimli taşınmazın yapılan kadastro çalışması ile 2'ye bölünerek 2 39... parsel ve 2 39... parsel olarak tespitinin yapıldığını, 11.02.2002 tarihinde .... noterliğinin ... yevmiye nolu ölünceye kadar bakma sözleşmesinde geçen ... isimli taşınmazın yapılan kadastro çalışmasıyla 2'ye bölünerek 2 39... parsel ve 2 39... parsel olarak tespitinin yapıldığını, ... ...'ın müvekkilleri ... ve ...'a dava konusu taşınmazları ölene kadar bakma sözleşmesiyle malik sıfatıyla zilyetliğini devrettiğini, tapusuz taşınmazların devrinin belirli bir şekle bağlı olmadığını, zilyetliğin devri ile mülkiyet zilyetliğinin devralana geçtiğini, dava konusu yerlerin davalılara ait olduğunun açık olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''11.02.2002 tarihli noterde düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesinde patates yeri ve ... isimli 2 adet taşınmazın dava konusu 2 39... , 414, 4 16... numaralı taşınmazları kapsadığı, patates yeri olarak anılan taşınmazın 4 16... nolu parselleri, ... olarak anılan taşınmazın 4 13... numaralı parselleri kapsadığı, keşif mahallinde dinlenen tüm mahalli bilirkişilerin, tutanak tanıkları ve davalı tanıklarının birbirini destekler nitelikteki somut beyanlarına itibar edildiği, muris ... ...'ın hayattayken dava konusu taşınmazları davalı torunları ... ile ...'a verdiğinin sabit olduğu, davacının taşınmazlarda hakkının kalmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ''davacının talebini murisi babası ... ...'dan gelen hakka (terekeye ilişkin hakka) dayandırdığı, talep sonucunda ise kendi adına talepte bulunduğu, davalıların davacının kardeşinin çocukları (yeğenleri) olduğu, davalıların babası...'ın ise hali hazırda sağ olduğu, davalılar ... ve ..., muris ... 'ın terekesine karşı 3. kişi durumunda olduğu, mirasçılarından birinin (davacının) terekeye karşı 3.kişi konumunda olan davalılar aleyhine kendi payı hakkında açtığı davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerektiği, davanın dinlenme olanağı bulunmadığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesinin isabetsiz olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 hükmü gereğince "kanunun olaya uygulanmasında hata veya kararın gerekçesinde hata edilmesi” düzenlemesi kapsamında Mahkemece toplanan delil durumu itibariyle bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden esas hakkında karar verilmesinin gerektiği'' gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 bendi hükmü uyarınca kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; açılan davanın usulden reddine, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanağındaki gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; taşınmazların muris tarafından davalılara devredilmediğini, murisin taşınmazlardan ölene kadar faydalandığını, ekip biçtiğini, fındık bahçesi olarak kullandığını, zilyetliğinin hiçbir zaman sona ermediğinden mülkiyetin devredildiğinden de bahsedilemeyeceğini, paylaşım yapılmadığından zilyetliğin de mirasçılara intikal edeceğini, taksim olmadığı takdirde bir mirasçının zilyetliği diğer mirasçılar adına sürdürülmüş sayılacağından davalıların taşınmazları kullanmalarının hukuken önemi olmadığını, keşfe katılamayan tanıklarını duruşmada hazır etmesine rağmen tanıkları dinlenmeden karar verildiğini, yerel bilirkişi beyanlarından da davanın ispatlanamadığı sonucunun çıkarılamayacağını, ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bahsedilen taşınmazların murise ait taşınmazlardan hangisi olduğu, bu sözleşme ve murisin mal paylaşımı yaptığından ya da taşınmazları davalılara devrettiği hususlarında haberlerinin olmadığını, taşınmazların muris adına tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5624, K. 2025/7349, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5624-e-2025-7349-k-00a69a7fdd96