Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5398 E. 2025/7529 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5398
Karar No
2025/7529
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1939 E., 2025/1161 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/749 E., 2023/271 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kullanım kadastrosu sonucunda; Sakarya ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı 10.015,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu parsel üzerindeki fındık ağaçlarının ... oğlu ...'un fiili kullanımında ve halen kendisine ait olduğu şerhi verilerek fındık bahçesi vasfıyla; 1 04... parsel sayılı 5.384,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu parsel üzerindeki tek katlı ahşap ev ve ahırın olduğu müştereken ... evlatları .... ve ...'un fiili kullanımında ve halen kendilerine ait olduğu şerhi verilerek, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 1 04... parsel sayılı taşınmaz ifraz görerek 1 04... ve 11 parsellere ayrılmış, bilahare 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca 1 04... , 10... parsel sayılı taşınmazlarda hak sahibi olan kullanıcı davalı ... adına tapuda kaydın intikal ettirilmiş, 1 04... parsel sayılı taşınmaz daha sonra dava dışı...'a satılarak tapuya tescil edilmiştir. 2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali için açtığı davada, Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/121 Esas ve 2018/110 Karar sayılı dosyası ile dava konusu parsellerde müvekkilinin 3/28 miras payı oranında zilyet olduğunun kabul edildiğini, taşınmazların tarafların müşterek murisinden intikal ettiğini ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescili, olmadığı takdirde tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "6292 sayılı Kanun kapsamında satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptal ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı nedeniyle reddine; sebepsiz zenginleşmeden doğan tazminat talep hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her halde sebepsiz zenginleşme tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, dolayısıyla davacının dava konusu taşınmazların davalı ... tarafından Hazineden satın alındığını öğrendiği tarihten, işbu davamızın dava tarihine kadar 2 yıldan fazla süre geçtiği anlaşıldığından davacının tazminat talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi Hazinenin dava tarihinden önce 2014 tarihinde taşınmazı, 6292 sayılı Kanun hükümlerine istinaden davalıya sattığı, taşınmazın davalı adına tescil edildiği, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazineden satın alma nedeniyle kayden malik olan davalılara karşı tapu iptal ve tescil davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gibi, 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptal ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı, Hazine ile davalı arasında yapılan satış işlemi idarece iptal edilmediği sürece işin esasına girilerek davalı adına oluşan tapu kaydının iptalinin istenemeyeceği göz önünde bulundurularak davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; ancak buna bağlı olarak terditli tazminat talebinin de dinlenemeyeceği göz önünde bulundurularak bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken zamanaşımından reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, tapu iptali ve tescil davası ile terditli tazminat davasının hukuken dinlenemez olduğundan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davalıya satışının dava tarihinden sonra yapıldığını, davacının zilyetliğinin mahkeme kararıyla sabit olduğunu, hak sahibi olmayan davalıya satış yapıldığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca davalı adına yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin ve terditli olarak tazminata hükmedilmesinin istenilip istenilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5398, K. 2025/7529, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5398-e-2025-7529-k-9e425aba0344