Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4424 E. 2026/4285 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4424
- Karar No
- 2026/4285
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1595 E., 2024/1839 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/563 E., 2024/235 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 45... parsel sayılı 4.074,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kimsenin kullanımında bulunmadığı belirterek, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş; bilahare, itiraz üzerine kadastro komisyon kararıyla susuz tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 45... parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin ve kullanımının bulunmadığını, davalı lehine zilyetlik şartları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı olarak davalı adına tespit yapıldığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile İlk Derece Mahkemesince tespit edilecek vasıfla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yapılan tespit çalışmalarının gerçek durumu yansıttığını, taşınmazda eklemeli zilyetlik yoluyla uzun yıllardır müvekkili tarafından tasarrufta bulunulduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "husumetin tespit maliki/maliklerine yöneltilmesi gerektiğinden davalı Kadastro Müdürlüğünün pasif husumetinin bulunmadığı, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un yayımı tarihinde kadastro çalışmaları sırasında orman olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı, davalı parselin evveliyatının orman olduğu, ormandan açılmak sureti ile kazanıldığı, imar-ihyanın mevcut olmadığı, öncesi orman olan bir yerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı" gerekçesiyle, davalı Kadastro Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne, dava konusu 1 45... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile diğer nitelikleri ile birlikte orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve raporlara karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, imar-ihyanın tamamlandığını, orman bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğunu, orman bilirkişi raporu ve ziraat bilirkişi raporunun çeliştiğini, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve yeterli araştırma yapmadan hüküm tesisi yoluna gidildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı gerçek kişi lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.