Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2722 E. 2026/4287 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2722
- Karar No
- 2026/4287
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2244 E., 2024/1804 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/574 E., 2024/359 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ... ve arkadaşları vekili ile birleşen dava davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Diyarbakır ili ... ilçesi ...ak Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 45... parsel sayılı 21.254,22 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle, vergi kaydına dayalı olarak, susuz tarla vasfıyla davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 45... parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin ve kullanımlarının bulunmadığını, davalılar lehine zilyetlik şartları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı olarak davalılar adına tespitin yapıldığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile İlk Derece Mahkemesince tespit edilecek vasıfla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacıları vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 45... parsel sayılı taşınmazın öncesinde müvekkilleri olan davacıların babaları, 20... yıldır da davacılar tarafından kullanıldığını, kadastro tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın her bir davacı adına 1/3 oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu, evveliyatı orman olan bir yerin zilyetlikle iktisap edilmesinin mümkün olmadığı, taşınmaz üzerinde ne davalılar ne de birleşen dosya davacılarının zilyetliğinin bulunmadığı, davalı Kadastro Müdürlüğünün taraf sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle, asıl davanın Kadastro Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, asıl davanın diğer taraflar yönünden kabulüne, birleşen 2023/605 Esas sayılı davanın reddine, dava konusu 1 45... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili ile birleşen davanın davacıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, birleşen dosya davacıları vekilinin ve davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığını, dava konusu parselin müvekkillerinin ataları tarafından kullanılan yer olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkillere ait tapu kaydının kapsamı içerisinde kaldığını, dava değerinin eksik olarak belirlendiğini ve harcın tamamlanmadığını, imar-ihyanın bulunduğunu, bilirkişi beyanlarının çelişkili olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davanın davacıları vekili temyiz dilekçesinde; Müvekkillerinin dava konusu taşınmazı ecdattan bu yana zilyetliklerinde bulundurduğunu, tamamının müvekkillerinin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, taşınmazın orman vasfında olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde davalı veya birleşen davanın davacıları gerçek kişiler lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekili ile birleşen davanın davacıları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalılar ... ve arkadaşları ile birleşen davanın davacılarından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.