Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4076 E. 2026/4621 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4076
Karar No
2026/4621
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1370 E., 2025/499 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/65 E., 2023/112 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davacıları vekili tarafından duruşmalı olarak ve birleşen dava davacısı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, asıl dava davacıları vekilinin duruşma isteminin dava değeri itibarıyla reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde 1964-965 yıllarında yapılan tapulama çalışmasında tespit harici kalan; kuzeyi deniz ve kısmen 2 16... parsel, güneyi orman, batısı deniz ve kısmen 2 19... parsel, doğusu 2 16... parsel ile çevrili tahmini 4 dönüm miktarındaki taşınmazın müvekkillerinin babaları olan ... tarafından 30-40 yıldan beri zilyetlikle kullanılmakta olduğunu, babalarının taşınmazları daha sonrasında oğullarına vermesinden sonra müvekkillerinin aralıksız ve nizasız olarak kullandıklarını, taşınmazın orman tahdit sınırları dışında olup kadastro harici kaldığını belirterek, sınırlarını belirttikleri taşınmazın müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... ilçesi ... Mahallesi 2 16... ve 258 parsel maliki olduğunu, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazların yan tarafında olan davaya konu taşınmazın 257 parsel ile bütün olarak kullanıldığını, bu taşınmazın ise daha öncesinde ... ailesi tarafından kullanıldığını, akabinde bu aile tarafından devrinin gerçekleştiğini, ancak adı geçenlerin bu hususları bilmelerine rağmen dava dışı ... ve ... isimli şahıslar tarafından Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/509 Esas sayılı dosyasında tescil davasının açıldığını belirterek, davaya konu konusu kuzeyi deniz ve kısmen 2 19... parsel, 2 16... parsel ile 20 16... parsel sayılı taşınmazlar ile çevrili taşınmazın müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman olduğunun tespiti halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın denize komşu olması sebebi ile taşınmazda kıyı kenar incelemesi yapılmasının gerektiğini, taşınmaz üzerinde imar-ihya tamamlanmadığı gibi zilyetliğin de kesintiye uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu taşınmazın niteliği itibarıyla Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bir yer olduğunu belirterek, davanın reddine, taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; dava konusu yerde gerekli imar ve ihyanın yapılmadığını, ayrıca kesintisiz ve sürekli kullanım yapılmadığını, bu nedenle tescil şartlarının oluşmadığını, dava konusu yerin Hazineye ait olduğunu, kurumlarının yasal davalı olarak yer aldığını, bu nedenle davanın niteliği gereğince Mahkeme masraflarının davacı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, aralıksız zilyetlik şartının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini, yasal hasım konumunda olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenmemesine karar verilmesini talep etmiştir. 5. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; orman olan taşınmazlar üzerinde ayni hak tesis edilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların (A), (B) ve (C) harfleri olmak üzere 3 kısım halinde incelendiği, (A) harfli kısmı yönünden yalnızca asıl dava davacısının talebinin olduğu ve bu kısmın denizden doldurularak kazanılmak istenildiği, (B) harfli kısmının iki davanın ortak dava konusu olduğu ve bu kısmın 2 19... parsel içerisinde kalması gerekirken 22-a çalışmaları sırasında hatalı olarak tescilsiz bırakıldığının tespit edildiği, (C) harfli kısmının da iki davanın ortak dava konusu olduğu ve bu kısmın %15 eğimli arazide bulunduğu, eğimi %12 den fazla bulunan taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1/j maddesinin karşıt kavramına göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dava davacıları vekili ile birleşen dava davacısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen dosya davacıları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerine göre 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, asıl dosya davacıları vekili ve birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun, ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl dava davacıları vekili temyiz dilekçesinde; Dava konusu taşınmazın müvekkillerinin babası tarafından 40 yılı aşkındır nizasız fasılasız malik sıfatı ile kullanıldığını ve imar ve ihya edildiğini, dava konusu yerin zilyetliğinin davacıların babası tarafından davacılara devredildiğini, davanın açıldığı tarihe kadar olağanüstü zamanaşımı ve diğer şartların müvekkilleri yönünden gerçekleştiğini, birleşen dava davacısı yönünden olağanüstü zamanaşımı ve diğer şartların gerçekleşmediğini, hükme esas alınan 02.02.2021 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından herhangi teknik bir ölçüm yapılmadan tahmini bir eğim bildirildiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, eksik inceleme ile usul ve kanuna aykırı karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen dava davacısı vekili temyiz dilekçesinde; asıl dosyada davacıların taşınmazlarını müvekkili şirkete sattığını ve bu yerlerin kullanımının da müvekkiline bırakıldığını, asıl davacının davasının reddi kararının gerekçesi farklı olarak onanılması, müvekkil yönünden ise kararın bozulması gerektiğini, dava konusu taşınmazın orman vasfı taşımayan yerlerden olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, davalılar lehine nispi vekalet ücreti verilmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dava davacıları vekili ile birleşen dava davacısı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615.40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden ...'dan alınmasına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,6 TL'nin temyiz eden ...Anonim Şirketi'nden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4076, K. 2026/4621, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4076-e-2026-4621-k-52c1b8431591