Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4017 E. 2026/1432 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4017
Karar No
2026/1432
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/493 E., 2025/461 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/6 E., 2023/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 3 40... parsel sayılı 2.149,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1981 yılından beri ...'in kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 3 40... parsel sayılı taşınmazın atalarından kaldığını ve yıllardır kendi zilyetliğinde bulunduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... dosyaya cevap dilekçesi sunmamış ancak ön inceleme duruşmasındaki beyanlarında açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Eldeki davada yerleşmiş Yargıtay içtihatlarından da bilindiği üzere tek başına davalının kabulü davanın kabulü için yeterli olmayıp, davacının iddiasını Hazineye karşı da ispatlaması gerekmektedir. Bunun için mahallinde 18.12.2020 tarihinde keşif yapılmış olup, mahalli bilirkişiler dinlenmiş ve akabinde harita ve ziraat mühendisi bilirkişilerden ayrı ayrı rapor alınmıştır. Alınan raporların mahalli bilirkişi beyanları ile uyumlu ve yeterli olduğu kanaatine varılarak söz konusu bilirkişi raporları hükme esas alınmış olup, davalının açılmış olan davayı kabul ettiği, dava konusu taşınmazın davacının kullanımında olduğunun keşif esnasında dinlenen mahalli ve tespit bilirkişisi ve bizzat davalı ...'in beyanlarıyla sabit olduğu, bu haliyle davacı tarafından açılan davanın haklılığının tüm davalılara karşı ispatlandığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 3 40... parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespitinin iptali ile beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. İşbu parsel 1981 yılından beri 208...170 T.C. kimlik numaralı ...'in kullanımındadır." şerhi yazılmak suretiyle ve fındık bahçesi vasfıyla davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı Hazine vekilinin dosyaya sunduğu 27.04.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçesinde yer alan "davacılar tarafından taşınmazların kullanım durumları yeterli delillerle ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz" şeklindeki beyanlarıyla davaya açıkça karşı çıkmış olmasına ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Hazine vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Buna karşılık, davalı Hazine harçtan muaf olmasına rağmen başvurma harcı, peşin harç ve tedbir talebi harcının yargılama giderlerine dahil edilerek davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi isabetsizdir." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis edilmesi suretiyle ... ili ... ilçesi ... köyü 3 40... parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespitinin iptali ile beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "1981 yılından beri 208...170 T.C. kimlik numaralı ...'in fiili kullanımındadır" şerhleri yazılmak suretiyle ve fındık bahçesi vasfıyla davalı Hazine adına tapuya tesciline davalı Hazinenin harçlardan muaf tutulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Hazinenin bu tür dosyalarda kanuni hasım konumda olduğu, Hazine aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu ve dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının kullanım hakkı olup olmadığına ve davalı Hazine aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4017, K. 2026/1432, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4017-e-2026-1432-k-e0a54eabd7eb