Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3928 E. 2026/1420 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3928
- Karar No
- 2026/1420
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1837 E., 2024/124 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/34 E., 2022/98 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1332 parsel sayılı 9.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 07... parsel numarasıyla ve 8.314,76 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar adına kayıtlı 2332, 2333, 2334, 2335, 3236, 2337, 2338, 2339, 23 40... parsel sayılı ve sırasıyla 531,08 m², 525,80 m², 528,01 m², 525,47 m², 525,27 m², 527,48 m², 526,69 m², 528,05 m², 527,14 m² ve 526,10 m² yüzölçümündeki taşınmazlar sırasıyla, yeni 1 07... , 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31... parsel sayılı ve sırasıyla 542,13 m², 508,27 m², 528,01 m², 525,45 m², 525,27 m², 527,48 m², 526,57 m², 5.258,04 m², 5.527,12 m², 526,08 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiş;
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait 1 07... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazın yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, hava fotoğrafları ve ortofotolar ve mahallinde yapılan keşif ve mahalli bilirkişi beyanları, teknik bilirkişi raporları ve taşınmazlara ait kroki, ifraz belgeleri, tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; ... ili ... ilçesi .... Mahallesi 1 07... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel , 1 07... parsel 1 07... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel ve 1 07... parsel sayılı taşınmazlar arasında davacı aleyhine sınır değişikliği olduğuna yönelik mahalli bilirkişi beyanları mevcut ise de kesin delil niteliğindeki hüküm kurmaya yeterli teknik bilirkişi raporlarında sınırlandırma çalışmalarında uyumsuzluğunun olmadığı ve yapılan çalışmanın doğru olduğu yönündeki görüşleri dikkate alındığında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 07... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel 1 07... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel ve 1 07... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin yapılan güncelleme çalışmalarının 3402 sayılı Kanun'un 22-a maddesi, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu Muğla ili Ula ilçesi ... Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmazın tapuya uygulama kadastrosu komisyon tutanağındaki tespit gibi tesciline, 1 07... , 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31... parsel sayılı taşınmazların tapuya uygulama kadastrosu tutanaklarındaki tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Harita bilirkişi tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan raporda; 1964 tarihli hava fotoğrafı üzerinde, eski 1332 parselin (yeni 1 07... parsel) geldisi olan 35 numaralı ilk tesis kadastro parselinin 22/2-a uygulaması ile belirlenen sınırlarının mevcut sabit sınırlarla uyumlu olduğu, davacı ... numaralı parselin (yeni 1 07... parsel) tesis kadastrosundan itibaren değişmeyen kuzey, doğu ve güney sınırlarının da 22/2-a uygulaması ile belirlenen sınırlarının hava fotoğrafında mevcut sabit sınırlarla uyumlu olduğunun gözlemlendiği, davacı eski 1332 parselin (yeni 1 07... parsel) ilk tesis kadastrosundan sonra değişiklik gören batı sınırında, (dava dışı 1502 parsele arasındaki sınır) bu tarihte herhangi bir mevcut sınıra ait emareye rastlanmadığı, eski 1332 parselin (yeni 1 07... parsel) geldisi olan 35 numaralı tesis kadastro parselinin kuzey batısında bulunan eski 28 parsel ve yol ile kesiştiği, (A) harfiyle rumuzlandırılan noktanın ilk tesis kadastro paftasında hatalı tersim edilen nokta olduğu, dava konusu eski 1332 parselin uygulama sonrasında yüzölçümündeki azalmanın ilk tesis kadastrosu esnasında tespit görmüş 35 parselin sınır noktasının hatalı tersimatı ve 1961 yılında yapılan değişiklik ile bu hatanın devam ettirilerek hatalı parseller oluşmasından kaynaklandığı, 22/2-a uygulaması ile bu hatanın giderildiği, 22/2-a uygulaması sonrasında hesaplanan parsel yüzölçümlerini etkilememekle birlikte davacı 1 07... parselin güneyinde bulunan dava dışı 1 07... parsel arasındaki sınırın sabit sınır niteliğinde belirlenmesi gerekirken yönetmelik ve ilgili genelge hükümlerine aykırı olarak geçerli sınır tipinde belirlendiği, diğer sınırlarda 22/2-a uygulama esnasında yapılan sınırlandırmanın 3402 Sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi, yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olduğunun belirlendiği anlaşılarak Mahkemece verilen kararda usul ve kanuna bir aykırılık bulunmadığı" gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; denetime elverişsiz bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının kendi içinde çeliştiğini, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile davacının aleyhine sınır değişikliğinin sabit olduğunu ancak bu beyanlara itibar edilmediğini ve verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.