Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3962 E. 2026/2291 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3962
- Karar No
- 2026/2291
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2010/37 E., 2025/16 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... köyü çalışma alanında yapılan kadastro sırasında, 1 08... ve 18 parsel sayılı sırasıyla 11.772. 04... .418,68 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasıflarıyla sırasıyla davacılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 05.08.1958 tarihli ve yevmiye no: ... cilt no: ... sahife no: 11 sıra no: 498'de ... adına kayıtlı taşınmazların 1 08... ve 18 numaralı parsel olarak davalılar adına tespit edildiğini, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal ettiğini, bu tür taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı ile şahıslar adlarına yazılamayacağını ve hatalı kadastro tespiti yapıldığını belirterek taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile ... adına tapuya tescillerini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2009 tarihli ve 2007/649 Esas, 2009/187 Karar sayılı kararıyla davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. III. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 12.03.2009 tarihli kararının davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2009/6133 Esas, 2009/7377 Karar sayılı ilamıyla "Davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı yöntemince mahalline uygulanmadığı gibi, dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmaz eylemli olarak 1 08... parsel sayılı mera taşınmaza sınır olduğu halde Mahkemece yöntemince mera araştırması yapılmamasında da isabet bulunmadığı, eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemeyeceği, doğru sonuca ulaşılabilmesi için davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının tüm oluşum belgeleri ve özellikle varsa haritası dosya içine getirtildikten sonra, komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıkları ile 3 kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişisi kurulu ve fen bilirkişisi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılması gerektiği, yapılacak keşifte, öncelikle davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesinde bildirilen yönteme uygun olarak mahalline uygulanmaya çalışılması gerektiği, tapu kaydının dava konusu taşınmazları kısmen veya tamamen kapsayıp kapsamadığı saptanmaya çalışılması gerektiği, keşfe katılacak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından ise, çekişmeli taşınmazların kimlere ait olduğu, kimlerden kimlere intikal ettiği, kimler tarafından hangi tarihten beri ne şekilde ve hangi sınırlarla kullanıldığı, öncesinde kısmen veya tamamen mera olup olmadıkları gibi hususlar olaylara dayalı olarak tek tek sorulup saptanmaya çalışılması gerektiği, yerel bilirkişisi ve tanık sözlerinin tutanağın edinme sebebine aykırı düşmesi halinde hazır bulunacak tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılması gerektiği, keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazların tarımsal niteliğini ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadıklarını bildirir, ayrıntılı ve komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir rapor alınması gerektiği, fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, özellikle davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyup uymadığını bildirir, varsa tescil krokisi ile kadastro paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren, yerel bilirkişisi ve taraf tanıklarınca bildirilen sınırlar işaret edilmiş; dava konusu taşınmazların komşu mera taşınmazı ile konumunu yan kesit çizelgesi ile gösterir ayrıntılı krokili rapor alınması gerektiği, gerektiğinde dava konusu taşınmazların değişik yönlerden çektirilerek üzerinde uzman fen bilirkişisi tarafından kadastral sınırları işaretlenmiş fotoğraflarla dava konusu taşınmazların durumu belirlenmeye çalışılması gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Mahallinde dinlenen mahalli bilirkişisi ve kadastro tespit bilirkişisinin beyanlarında Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişisi incelemesi sonucunda mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve kadastro tespit bilirkişisinin ayrı ayrı beyanlarında, davaya konu taşınmazların evveliyatının daha önce taşınmazın bulunduğu ... köyünde oturan ... aşiretine mensup...ailesine ait iken bu ailelerin 1970 yıllarda köyden taşınmaları nedeniyle taşınmazlardan 1 08... parsel adına tespit gören ... babası ve kök murisi ...tarafından 1970 yıllarda satın alındığı, kök muris ...'in vefatıyla mirasçıları arasında paylaşım sonucunda davaya konu taşınmazın sağlığında yapılan hibe sonucunda ...'e kaldığı, 1 08... numaralı parselin ise, davalı ...'a ait olduğu, taşınmazın ... tarafından 1970 yıllarında ...köyündeki taşınmazların ilk maliki ... aşiretine mensup ...soyisimli ailelerden satın alındığı ... ailesi mensuplarının davaya konu taşınmazın bulunduğu köye 1930 yıllarında yerleştiğini, taşınmazın 1930 yıllardan bu yana eklemeli bir şekilde tarımsal amaçlı olarak öncesinde ... ... soy isimli aileler tarafından sonrasında ise, davalı tarafından tarımsal amaçlı kullanıldığı, dosyada mevcut fen bilirkişi raporuna göre davacı ... adına kayıtlı ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde 05.08.1958 tarih, yevmiye no: ..., cilt no: 13, sayfa: 11, sıra: 498 numaralı kaçak ve yitik kişilerden kalan tapu kaydının keşif sırasında okunan ve mahalli bilirkişilerce zeminde gösterilen sınırları itibari ve mevki itibarıyla davaya konu taşınmaza uymadığı, yine davaya konu taşınmazın bulunduğu köye ait 16, 24... numaralı mera tahrir kayıtlarının davaya konu taşınmazları kapsamadığı, dosyada mevcut ziraat bilirkişisi raporunda davaya konu taşınmazların işlenmiş toprak yapısına sahip olduğu, taşınmazlar üzerinde orman ve mera unsurlarının olmadığı, taşınmazların sınırlarının kadim ve sabit olduğu ve daha önce imar-ihyasının tamamlandığının tespit edildiği, taşınmazlardan 1 08... nolu parseli güneyindeki mera parselinden ayıran güneyden kuzeye uzanan kadim ark olduğu, 1 08... parseli güneydeki 1 08... parselden ayıran benge ve kot farkı olduğu, dosyada mevcut jeoloji raporunda davaya konu taşınmazların dere yatağından etkilenmediği dere ile taşınmazlar arasında kot farkının olduğu ve dere yatağından edinip olmadığnın tespit edildiği, yine davaya konu taşınmazın zilyetliğinin tespitine yönelik davaya konu taşınmazın kadastro tespitinden geriye doğru 2001, 1988, 19 68... tarihli ardışık hava fotoğrafları yardımı ile stereoskopik ve davaya konu taşınmazlarla çakıştırılarak yapılan incelemesine yönelik jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda taşınmazların bu dönemlerde eğimsiz bir yapıda olup tarımsal olarak ekili-sürülü olmadığı ancak biçenek şeklinde otların toplandığı, toplanan otların gözlemlendiği, 1 08... parsel numaralı taşınmazın güneyden, doğudan ve batıdan ark ve dere ile sınırlarının belirgin olduğu, 1 08... numaralı parselin ise, güneydeki mera parselinden büyük bir kot farkı ile ve güneybatıdaki ark ile ayrıldığı, yapılan keşif sonucunda meraya yönelik araştırmada davaya konu taşınmazlara yönelik idari merciler tarafından alınan herhangi bir mera tahsis kararının olmadığı, dosyada mevcut ziraat bilirkişisi raporu, fen bilirkişisi raporu, jeodezi ve fotogrametri raporuyla ve Mahkeme gözlemi ile anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde: 3402 sayılı Kanun'un 13... . maddesi gereği kadastro tespit tarihi esas alınarak zilyetlik kazanım şartlarının araştırılması ve yeniden keşif yapılarak zilyetlik şartlarının araştırılması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların davacı Hazinen dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, tapu kaydı kapsamında kalmıyorsa taşınmazlar davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.