Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1666 E. 2025/5615 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1666
- Karar No
- 2025/5615
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/293 E., 2019/287 K. DAVA TARİHİ : 22.08.2011
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiğini, Devlet Bakanlığınca hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldığını, bu bağlamda çeşitli tarihlerde 12,80 TL peşinat ödediğini, bu ödemenin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek; bu ödemenin güncelleştirilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000.00 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.05.2013 tarihli kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 25.04.2017 tarihli ilamıyla; mahkemece, ödenen peşinatın mahsup edilip edilmediği yönünde, tüm belgeler üzerinde taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi incelemesi yaptırılarak, ödenen peşinatın mahsup edildiği somut olarak kanıtlandığı takdirde davanın reddine, şayet mahsup işlemi somut olarak kanıtlanamıyorsa davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; borçlandırma miktarının sözleşme konusu konutun ortalama kesin maliyet bedelinin üstünde olduğu anlaşıldığından; davacı tarafça ödenen peşinatın mahsubunun yapıldığının ispatlanamadığı sonucuna varıldığı ve peşinat tutarının dava tarihi itibariyle güncel değeri toplam 20.663,12 TL olarak hesaplanmakla birlikte taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile: 7.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının hak sahibi olduğu ... Göçmenevleri projesinde; Avrupa İskân Fonundan sağlanan kredi konut maliyetlerine yansıtıldığında ortalama konut bedelinin Devlet Bakanlığınca geçici borçlandırmada 71.100.000 TL olarak belirlendiğini, kesin borçlandırmada ise bir dairenin maliyetinin 100.000.00 TL olarak belirlendiğini, davacının SYDF’den kullanılan kredi tutarı dâhil olmak üzere 74.442.273 TL üzerinden borçlandırıldığını ve konut ortalama maliyeti olan 100.000.000 TL’nin altında kaldığını ve böylece davacının başlangıçta yatırdığı başvuru bedelinin borçlandırma imzalaması sırasında düşülerek mahsup işleminin yapıldığını, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını savunarak kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sosyal konut projesinden konut sahibi olabilmek için yatırılan peşinatın konutun teslimi için yapılan sözleşmede belirlenen borçlanma miktarından mahsup edilmediği iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Davacının, Devlet Bakanlığı koordinatörlüğünde yapılan göçmen konutlarından daire satın aldığı, ilerde maliyet hesabından mahsup edilmek üzere 10.000.000 TL ( eski para ) ödediği, konutun davacıya teslim edilip tapuda devir işleminin yapıldığı, davacının dava dışı bankadan kredi kullanıp ödeme yaptığı, ancak maliyet hesabı çıkarıldığında arada oluşacak farkı da aynı koşullarda ödemeyi taahhüt ettiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının yaptığı peşin ödemenin maliyet hesabına göre borçlandığı anlaşılan davacı borcundan mahsup edilip edilmediği hususundadır. Davacı ile dava dışı banka arasında imzalanan borçlanma sözleşmesinin 1. maddesinde "...borçlu, yukarıda belirtilen miktarın kullandırılmış krediye göre saptanmış olduğunu, borçlanmaya esas kesin maliyetin, inşaatın tamamlanması aşamasından sonra yapılacak kesin hesaplardan sonra tespit edileceğini ve kesin hesap sonucu bulunacak maliyete göre borç miktarının artması halinde, artan miktar için de işbu borçlanma sözleşmesinin aynen tatbik edileceğini, bankaca kesin hesap şekline herhangi bir itirazı olmayacağını peşinatın ve taksit tutarlarının artış oranına göre yeniden belirlenecek bu sözleşme hükümlerine göre ödeneceğini, kabul ve beyan eder." şeklinde düzenlenmeye yer verildiği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının borçlanma sözleşmesi ile 69.681.003 TL, borçlandırma senedi ile 4.761.273 TL olmak üzere toplam 74.442.276 (eski para) ödeme yaptığı, ancak maliyet hesabı çıkarıldığında arada oluşacak farkı da aynı koşullarda ödemeyi taahhüt ettiği, borçlanma sözleşmelerinin ileride doğacak ilave maliyeti de kapsayacak şekilde düzenlendiği, Devlet Bakanlığınca konutun kesin maliyet hesabının her bir daire için 100.000.000 TL (eski para) olarak belirlendiği, kesin maliyet hesabının resmi verilere göre hazırlanması ve o tarihte taraflar arasında herhangi bir husumet bulunmaması nedeniyle bu kesin maliyet hesabına itibar edilmesi gerektiği, davacının ödediği bedelin söz konusu maliyet hesabının altında kaldığı ve bu durumda borçlandırma işleminin başlangıcında mahsuplaşmanın yapıldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz edene iadesine, HUMK'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.