Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3042 E. 2026/3638 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3042
Karar No
2026/3638
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/792 E., 2025/154 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/686 E., 2021/316 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... köyü ... Mevkinde, kuzeyi davacının eşi ...'ün evlatlık mahcur kızı ..., güneyi ..., doğusu... ve .... vereseleri, batısı ... tarafından çevrili olan yaklaşık 2-2,5 dönümlük taşınmazın davasız ve aralıksız olarak 60 yılı aşkın süredir malik sıfatı müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu, ziraat arazisi olduğunu, kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığını ve ormanla bir alakasının olmadığını, bölgeden tapulama geçerken tapulama harici kalan alanda kaldığını, davalıların taşınmaz üzerinde hiçbir hak ve alakalarının olmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı ve öncesinin orman sayılan alanlardan olmadığı, taşınmazın eğimi, toprak yapısı ve bitki örtüsünden zirai arazi olduğu ve zeytinlik vasfında bulunduğu, zilyetlik ile iktisap edilebilen yerlerden olup davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ... köyü ... mevkinde bulunan 11.06.2018 tarihli teknik bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 2.131,72 metrekare yüzölçümlü taşınmazın zeytinlik vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları dışında ve evveliyatı itibariyle orman sayılmayan alanlardan olduğu, imar ihyasının 60-70 yıl önce tamamlandığı, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinme koşullarının oluştuğunun tespit edilmesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman yönünden incelemesinin eksik yapıldığını, memleket haritaları ve dayanağı hava fotoğrafları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak bilirkişilere incelettirilip, taşınmazın niteliğinin ne şekilde göründüğünün orman ya da orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmediğini, dava konusu taşınmazların 766 sayılı Tapulama Kanununa göre yapılan arazi kadastro çalışmaları neticesinde hangi nedenle tapulama harici bırakıldığının araştırılmadığını, Kadastro Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakıldığının (H.G.K.nun, 24.10.20 01... /8-964-7 51... .02.20 02... /8-183-187 sayılı kararları) belirlenmesi hâlinde, bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının, bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağından; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yine davada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla tescil şartlarının oluşmadığını, taşınmazların öncesinin ne olduğunun, imar ve ihyanın yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa hangi tarihte başlayıp bitirildiğinin, kimden kime kaldığının, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğünün ve ekonomik amacına uygun olup olmadığının belgelere dayalı olarak ortaya konulamadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı ve dava açılış tarihi itibariyle davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3042, K. 2026/3638, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3042-e-2026-3638-k-e63f63a6894f