Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2908 E. 2025/5697 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2908
- Karar No
- 2025/5697
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/144 E., 2023/323 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/6 E., 2020/204 K.
Taraflar arasında kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) ve değişik 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna (5304 sayılı Kanun) göre yapılan çalışmada, dava konusu 1 06... parsel orman vasfı ile Hazine adına 21.05.2008 tarihinde tespit edilmiş, 28.05.2008-30.06.2008 tarihleri arasında ilan edilerek, 01.07.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı; ... ili ... ilçesi ... köyü 1 06... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarında orman vasfı ile tespit gördüğünü, taşınmazın en az yüz yıldan beri murisleri ve kendisi tarafından tarım yapmak suretiyle kullanıldığını belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2017 tarihli ve 2014/430 Esas, 2017/825 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın orman sayılan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, kazanmaya elverişli yerlerden olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2014/430 Esas, 2017/825 Karar sayılı ilamında özetle; davacı tarafından eksik yatırılan karar ve ilam harcının tamamlatılması, davacıya dilekçesi açıklattırılarak, talebinin taşınmazın tüm mirasçılar adına mı, yoksa sadece kendi adına mı tescil olduğunun tereddütsüz bir şekilde belirlenmesi, davacı yönünden aktif dava ve taraf ehliyeti bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, çekişmeli taşınmaz ve geniş çevresini gösterir orjinal kadastro paftası ile çekişmeli taşınmaza komşu 2 44... , 8 ve 9 parsellere ait tapulama tutanakları ve eklerinin, varsa dayanak tapu ve vergi kayıt örneklerinin tüm tedavülleriyle birlikte, davalı iseler dava dosyaları, kesinleştilerse kadastroca oluşan tapu kayıt örneklerinin getirtilmesi, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ile kadastro tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait en az iki ayrı zamanda, birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli stereoskopik hava fotoğrafları ve bunlardan türetilen memleket haritalarının getirtilmesi, önceki bilirkişiler dışında, halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi veya mühendisi ile bir ziraaat mühendisi ve bir harita mühendisi veya fen elemanı marifetiyle yeniden inceleme ve keşif yapılması, orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda en eski hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde aplikasyon yapılarak taşınmazın durumuna ilişkin değerlendirme yapılması, ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmaza ilişkin imar-ihya ve zilyetlik hususlarında değerlendirme yapılması, orman araştırması yapılarak, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmaması durumunda, imar-ihya ve zilyetlik hususlarının değerlendirilmesi, komşu 2 44... , 8 ve 9 parsellerin tutanak ve varsa dayanakları uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin araştırılması, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile taşınmazın satın alındığı söylenen kişi yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığının araştırılması için İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2020 tarihli ve 2019/6 Esas, 2020/204 Karar sayılı hükmünde, kaldırma kararından önce alınan orman bilirkişi raporunda sadece memleket haritasındaki renklendirmeye göre değerlendirme yaptığından rapora itibar edilmediği, kaldırma kararından sonra yapılan keşif sonrası alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, 20.02.2020 havale tarihli orman mühendisi bilirkişi raporunun esas alındığı, 20.02.2020 havale tarihli ve jeodezi ve fotogrametri bilirkişi ile ortak hazırlanan ve orman hukuku mevzuatı anlamında detaylı teknik araştırmanın yapılmış olduğu, hava fotoğrafları dikkate alındığında davacı ... üst soyunun taşınmazı kadastro tespit tarihi olan 2008 yılına kadar daha önce imar ihya etmiş olduğu, taşınmazın üzerindeki zilyetliğini her yıl ekim yapılarak devam ettirdiği, davacı lehine kazandırıcı zilyetlik şartlarının gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dahili davalı ... vekili; usulüne uygun orman incelemesi yapılmadığını, orman bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını, imar-ihyanın başlangıç ve bitiş tarihlerinin araştırılmadığını, uydu fotoğraflarının getirtilmediğini, mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişilerinin beyanlarının yanlı ve soyut olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan alanda kaldığı, 19 84... tarihli hava fotoğraflarına göre tarımsal faaliyet olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; dahili davalı ... vekili istinaf iddialarıyla kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.