Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2855 E. 2026/4227 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2855
- Karar No
- 2026/4227
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1996/101 E., 1997/117 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... mirasçıları ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Antalya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 17... parsel sayılı 1.918,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; kadastro sırasında dava konusu taşınmazın Devlet ormanı olarak sınırlandırılmasına rağmen kadastro ekibince bu sınırlandırmalara uyulmayarak taşınmazın davalılar adına tespit ve tescil edildiğini iddia ederek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamış ve davayı takip etmemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu parselin davalılar adına tespit görüp tapu oluştuğu, daha sonra aynı yerden geçen orman tahdidi sonucunda 19 18... lik kısmının tahdit sınırları içerisinde kaldığı, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 11. maddesine göre tapulu yerlerde tarafların 10 yıllık dava açma süresi olduğuna göre bu yere ilişkin orman tahdidinin kesinleşmiş sayılamayacağı ve uyuşmazlığın aynı Kanun'un 1. maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceği, ormancı bilirkişi raporunda parselin tamamının 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen ve orman sayılan yerlerden olduğu, ziraatçı bilirkişi raporunun da aynı yönde olduğu, bu nedenle davanın kabulü gerektiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 17... parsel sayılı 1.918,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın, davalılar adına olan tapu kaydının iptaliyle taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... mirasçıları ... ve ... temyiz dilekçesinde; hüküm tarihinden bu güne kadar geçen süre dikkate alındığında davalılar adına kayıtlı olan ve tasarruflarında bulunan taşınmaz kaydının geçersizliği ve iptalinin hukuken geçerli olmayacağını, dava dilekçesi, bilirkişi raporları ve diğer tebligatların murisleri davalı ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, murislerinin dava tarihi itibarıyla İzmir ilinde ikamet ettiğini, Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan murislerinin adresinin ... köyü olarak kabul edilerek yargılamaya devam edilmesinin savunma hakkının ihlali olduğunu, orman kadastrosu çalışmalarının sonuçlarının da usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, ilanların usulüne uygun olarak yapılmadığını, dava konusu taşınmazın tapulu taşınmaz olduğunu ve verilen kararın tapu kaydına güvenin ve mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporlarının hatalı ve yetersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın 3 hektardan küçük olduğu gözetilerek orman sayılmayan yerlerden olduğunun kabulünün gerektiği, ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesi gereği davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Kararının bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığına ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, İlk Derece Mahkemesinin 18.07.1997 tarihli kararından önce davalı ...'in 19.03.1997 tarihinde vefat ettiği, müteveffa davalının veraset ilamından davalının, ..., ..., ... ve ... isimli mirasçılarının bulunduğu ancak İlk Derece Mahkemesince müteveffa davalının mirasçıları davaya dahil edilmeden eksik taraf teşkili ile karar verildiği anlaşılmıştır. Taraf teşkilinin sağlanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d maddesi gereğince dava şartlarından olup, mahkeme hakimince yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir. (6100 sayılı Kanun 115/1). Taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verilemez. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davalı ...'in tüm mirasçılarının usulüne uygun şekilde davaya dahil edilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bu aşamada sair hususlar incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektirmiştir. V. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.