Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2730 E. 2026/4294 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2730
Karar No
2026/4294
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1730 E., 2024/1778 K. 2. Kadastro Müdürlüğü İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/300 E., 2024/325 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 41... parsel sayılı 8.273,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, bağ vasfında davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 41... parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin ve kullanımının bulunmadığını, davalı lehine zilyetlik şartları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı olarak davalı adına tespitin yapıldığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile İlk Derece Mahkemesince tespit edilecek vasıfla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçelerinde; yapılan tespit çalışmalarının gerçek durumu yansıttığını, taşınmazda uzun yıllardır müvekkilleri tarafından tasarrufta bulunulduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "taşınmazın orman vasfında olduğu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceği, davalı Kadastro Müdürlüğünün taraf sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle, davanın Kadastro Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine davanın diğer taraflar yönünden kabulüne, dava konusu 1 41... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçelerinde; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve raporlara karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, imar ihyanın tamamlandığını, orman bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğunu, orman bilirkişi raporu ve ziraat bilirkişi raporunun çeliştiğini, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve yeterli araştırma yapmadan hüküm tesisi yoluna gidildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve dava konusu taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2730, K. 2026/4294, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2730-e-2026-4294-k-00defca7bb73