Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2522 E. 2025/6914 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2522
Karar No
2025/6914
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1255 E., 2025/72 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/5 E., 2023/16 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 31... parsel sayılı 119,98 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve kullanıcısının tespit edilemediği şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı ... Belediye Başkanlığı adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallesi 1 31... parsel sayılı taşınmazın, yapılan kadastro çalışmalarında adına tespit edilmesi gerekirken, kullanıcısının tespit edilemediğini belirterek, hatalı tespitin iptali ile taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi gereğince çalışmaların Kadastro Müdürlüğü tarafından yürütüleceği açıkça belirtildiğinden İdari ve hukuki sorumluluğun müvekkili Belediyeye ait olmadığını belirterek, davanın müvekkili İdare yönünden husumet yokluğu nedeniyle, aksi durumda ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''davacının dava konusu taşınmaza ilişkin senet ve kayıtlarının olduğu, kayıtta yer bilgilerin taşınmaza uyduğunun bilirkişi raporu ve tanık bilirkişi beyanları ile kabul edildiği, davacının satın alınan tarihten itibaren taşınmaz çevresinde bilinirliğini sağlayarak zilyetlik iradesini ortaya koyduğu, yörede harici senet ile alınıp satılan taşınmazlara ilişkin bu durumun zilyetlik iradesini ortaya koymaya yeterli olduğu, Yargıtay'ın ... ilçesi açısından benzer nitelikte 16. Hukuk Dairesinin 2018/4121 Esas, 2018/8513 Karar sayılı ve 16. Hukuk Dairesinin 2018/2166 Esas, 2019/4959 Karar sayılı kararlarının bulunduğu, davacının zilyetliğini taşınmazda yeterli şekilde ispat ettiği'' gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sırası belirtilen kararı ile; ''taşınmaz başında yeniden keşif yapıldığı, davacının taşınmaza ait olduğunu beyan ettiği senet uygulaması yapıldığı, senette imzası bulunan ...'ün senedin dava konusu taşınmaz için düzenlendiğini beyan ettiği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ... ve ... 'ın komşu parsel malikleri olup, taşınmazın davacıya ait olduğunu, onun tarafından alındığını, ara sıra taşınmaza gelip kontrol ettiğini beyan etmiş oldukları, davanın kabulüne yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı'' belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazda 7143 sayılı Kanun uyarınca fiili kullanımı bulunmadığını, satış senedinin ekli krokide nereye ait olduğunun tespit edilemediğini, aktif emlak beyanının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kurumlarının kanun gereği dosyada yasal hasım durumunda bulunduğunu ve aleyhlerine vekalet ücreti ya da Mahkeme masraflarına hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davalının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2522, K. 2025/6914, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2522-e-2025-6914-k-dd414c54d167