Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2294 E. 2026/4724 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2294
- Karar No
- 2026/4724
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/44 E., 2020/23 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ..., ..., ... vekili, ... ve arkadaşları, ..., ..., davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Erzurum ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 7.734.275,89 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile 1 01... parsel sayılı 1.809.432,95 m² yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla; 1 01... parsel sayılı 26.724,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; Erzurum ili ... ilçesi ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazı tapu ve vergi kayıtlarına istinaden yirmi yılı aşkın süredir müşterekleri ile birlikte taksimen çayır olarak kullandıklarını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın adlarına tescilini talep etmiştir. 3. Birleşen 2006/ 18... /36 Esas sayılı dosyalarda davacı ... dava dilekçelerinde; Erzurum ili ... ilçesi ... köyü 1 01... ve 147 parsel sayılı taşınmazları tapu kaydı ve zilyetliğe istinaden tespitlerinin iptali ile adına tescilini talep etmiş, bilahare, 12.09.2019 tarihli keşifte mirasçısı ... 129 parsele yönelik dava açmış iseler de dava konusu etmek istedikleri yerin 160 parsel olduğunu belirtmiştir. 4. Birleşen 2005/50 Esas sayılı dosya davacıları ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; Erzurum ili ... ilçesi ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazı tapu ve vergi kayıtlarına istinaden yirmi yılı aşkın süredir çayır olarak müşterekleri ile birlikte taksimen kullandıklarını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın adlarına tescilini talep etmiştir. 5. Birleşen 2013/3 Esas sayılı dosya davacısı ... dava dilekçesinde; Erzurum ili ... ilçesi ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazı tapu kaydı ve zilyetliğe istinaden tespitinin iptali ile adına tescilini talep etmiştir. 6. Müdahil davacılar ... ve diğerleri müdahale dilekçelerinde; dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davaya katılmışlardır. 7. Müdahil davacılar ..., ... ve ... 02.05.2006 tarihli dilekçeleri ile, dosyadan feragat ettiklerini bildirmişlerdir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2012 tarihli ve 2011/7 Esas, 2012/1 Karar sayılı kararı ile, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.01.2012 tarihli ve 2011/7 Esas, 2012/1 Karar sayılı kararına karşı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.02.2013 tarihli ve 2012/15464 Esas, 2013/1429 Karar sayılı ilamıyla, "...davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, aynı orman parselinin başka bölümleri hakkında açılan davanın halen Kadastro Mahkemesinin 2005/52 sayılı dosyasında derdest olduğu, dava devam ederken açılan davaların 3402 sayılı Kanun'un 26/D maddesi gereğince davaya katılma olarak kabul edilerek uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerektiği..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "... davaya konu taşınmazlardan 1 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından raporunda (A), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen taşınmaz kısımları, 1 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından raporunda (F) ve (G) harfleriyle gösterilen taşınmaz kısımları ile davaya konu edilen 1 01... parsel sayılı taşınmazın keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ile tutanak tanığı beyanlarında söz konusu taşınmazların çok eski yıllardan beri davacı şahısların ataları ve daha sonra kendileri tarafından ot biçmek suretiyle kullanıldığını belirttikleri, ziraat bilirkişi raporunda çayır vasfında olduğu tespiti ile orman bilirkişisi raporunda da aynı tespitlerin yapıldığı alan üzerinde orman ağaçları ve diğer orman bitki türlerinin bulunmadığı, orman bütünlüğünü bozmadığı, hava fotoğrafları ile memleket haritalardında söz konusu yerlerin tarım alanı olduğu yönünde görüş bildirildiği, zilyetlik koşulların davacı taraf lehine gerçekleştiği, ancak 1 01... parsel içerisindeki fen bilirkişi raporunda (B) harfli taşınmaz kısmı, 1 01... parsel içerisindeki fen bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (D), (E), (H), (I), (İ), (J) ve (K) harfli taşınmaz kısımları üzerinde orman ağaçlarının ve orman bitkisinin bulunduğu, 1974, 19 83... tarihli hava fotoğrafları göre orman alanı olarak tespit edildiği, orman bütünlüğü içersinde yer aldığı, keşif mahallinde 1 01... parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilmediğinin anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... , 1 50... parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile 07.11.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda 147/(A) harfiyle gösterilen kısmın ... ve müşterekleri, 147/(C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımların ... ve müşterekleri adlarına çayır vasfıyla, geriye kalan kısmın da aynı vasıf ve ada parsel numarasıyla tapuya tesciline, 150/(G) harfiyle gösterilen kısmın ... ve müşterekleri, 150/(F) harfiyle gösterilen kısmın da... ve müşterekleri adına çayır vasfıyla, geriye kalan kısmın da aynı vasıf ve ada parsel numarasıyla tapuya tesciline, 160 parselin ... ve müşterekleri adına çayır vasfıyla tapuya tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmazın davalı olmadığından kadastro tespit tutanağının olağan usullere göre kesinleştirmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... temyiz dilekçesinde; Eksik inceleme neticesinde karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı ... temyiz dilekçesinde; 150/(H) harfli bölümü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 150/(A), (B), (C), (D) ve (E) harfli bölümleri yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 4. Davacı ... ve diğerleri temyiz dilekçesinde; 150/(G) harfli bölümü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 5. Davacı ... temyiz dilekçesinde; 147/(B) ve 150 parsel yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 6. Davacı ... temyiz dilekçesinde; 147/(B) ve 150 parsel yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 7. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kabul kararı verilen kısımların orman olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 8. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; kabul kararı verilen kısımların orman olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman olup olmadıkları, davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadıkları, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadıkları ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden iseler zilyetlik koşullarının davacılar lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma hüküm vermeye elverişli değildir. Şöyle ki, davacıların ibraz ettiği tapu ve vergi kayıtları mahalline uygulanmamış, yine ek fen bilirkişi raporunda gösterilen 147 parselin (A) harfli bölümünün orman içi açıklık olduğu gözetilmeksizin zilyetlik koşullarının oluştuğundan bahisle bir kısım davacılar adına tesciline karar verilmiş, 150 parselin (B) harfi içerisinde (B1) orman sayılan, (B2) orman sayılmayan yer olarak gösterilmesine rağmen hüküm yerinde böyle bir ayırıma gidilmeksizin (B) harfli bölümü yönünden davanın reddine karar verilmiş, öte yandan ziraat bilirkişi raporunda 160 parselin imar-ihya edilmemiş hali arazi olduğu ifade edilmesine rağmen davacılar adına tescil kararı verilmiş, yine 147 parselin (C) ve (D) harfleriyle gösterilen bölümlerinin eğimlerinin %30 ve %40 olup kadimden beri kullanılmadıkları ve hali arazi vasfında oldukları belirtilmesine rağmen davacılar adına tesciline karar verilmiş, 150 parselin (F) ve (G) harfli bölümlerinin de ziraat bilirkişi raporunda eğimlerinin %50'nin üzerinde olup imar-ihyanın kadimden beri yapılmadığı ve hali arazi vasfında olduğu belirtilmesine rağmen yine bir kısım davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, tarafların dayandığı kayıtlar ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle bulundukları yerden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, bu kayıtları mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanmalı, tapu kayıtlarının ilk tesisleri mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritası uygulanmalı, sınır denetimi yapılmalı, dayanılan tapu kayıtlarının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek, kayıtlar mahalline uyuyor ise kayıtların kapsadığı taşınmazları sınırları ile birlikte gösterir teknik bilirkişiler tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, kayıt malikleri ile bu kayıtlara dayanan davacılar arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmalı, tapu kayıtlarının uymadığı anlaşılması halinde, dosya kapsamına göre hükmü temyiz eden davacı gerçek kişiler yönünden, imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, maddi yanılgıya dayalı Yargıtay bozma kararına uyulmak suretiyle ve eksik inceleme ve araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Davacılar ..., ..., ... vekili, ... ve arkadaşları ..., ..., davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.