Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/22 E. 2025/6903 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/22
- Karar No
- 2025/6903
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/769 E., 2024/2892 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/120 E., 2023/28 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmaz Tapulama Kanunlarına göre yapılan kadastro/tapulama çalışmaları sırasında, kadastroya tabi tutulmayarak tespit harici bırakılan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olup, işbu taşınmaz 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız, fasılasız olarak malik sıfatıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi gereğince, 398,92 metrekare yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla ... Oğlu ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman kadastro çalışmalarının 03.03.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, şahısların zilyetliğinin kadastronun aplikasyonunun kesinleştiği tarihten sonra başlaması gerektiğini, ayrıca taşınmazın ... Barajı Mutlak Koruma Alanında veya kısma mesafeli koruma alanında kaldığı ve zilyetliğe değer verilemeyeceğini, bu taşınmazların zilyetlik ile kazanılmasının mümkün bulunmadığını, yine dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tarihinde onaylanan 1/50000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan Nazım İmar Planı sınırları içerisinde kaldığını ve 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince imar planı kapsamında kalan taşınmazlarda imar ve ihya ile taşınmaz kazanımına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını, yine taşınmazın 1328 tarihli Şehremaneti (Belediye Hudutları) dışında kalmakta olup, bu yerlerin mübadele mıntıkasına dahil edildiğini, taşınmazın bulunduğu köyün Rumlardan kalan metruk yerlerden olduğunu, bu nedenle zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " davalı tarafın eklemeli zilyetlikle 1980 yılından önce 20 yılı aşkın bir süredir tarımsal amaçlı kullanılan taşınmazı edindiği ve zilyetliğinin devam ettirdiği, böylelikle taşınmaz üzerinde, imar planına alınmadan önce zilyetlikle iktisap şartları sağlandığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 46... parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın arazi kadastrosunun 1984 yılında yapıldığını ve tespit dışı bırakıldığını, zilyetliğin bu tarihten itibaren başlaması gerektiği, taşınmazın 29.07.1980 tasdik tarihli 1/50000 ölçekli imar planında kaldığını, orman aplikasyon ve nazım imar planı tarihleri dikkate alındığında, taşınmazın zilyetlik ve imar ihya ile kazanılacak yerlerden olmadığını, taşınmazın ... Baraj Gölü Havzası Mutlak Koruma Alanı içerisinde kaldığını, bu nedenle zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, ayrıca taşınmazın eski bir Rum köyü olduğunu ve 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Hazinenin mülkiyetine geçen taşınmazlardan olması nedeniyle zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.