Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1979 E. 2026/4233 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1979
- Karar No
- 2026/4233
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/543 E., 2025/285 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/104 E., 2023/235 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kastamonu ili .... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2009 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sonucunda, 1 03... parsel sayılı 339.260,98 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan ormanlardan olduğu, her ne kadar ... köyünde orman tahdidi yapılmış ise de bu yerin sonradan ormanlaşmış yerlerden olduğu belirtilerek orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın keşifte göstereceği kısmının tapu kaydının iptaliyle adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; Orman İşletme Müdürlüklerinin tüzel kişiliği bulunmadığından davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın Hazine adına kayıtlı olmasına rağmen davanın Hazineye yöneltilmediğini, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süresinin geçtiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının dava konusu taşınmazın babasından kaldığını iddia etmesi karşısında davanın görülebilmesi için diğer mirasçılarında onayının bulunması gerektiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilli olduğunu, fiili olarak orman arazisi olup, üzerinde orman ağaçlarının bulunduğunu ve ormanların zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazın (A) harfiyle gösterilen bölümünün orman niteliğinde olmadığı, tarla vasfında bulunduğu ve davacı ile murisleri tarafından uzun yıllardır kullanıldığı, (B) bölümünün orman parseli ile devamlılık oluşturduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, (A) harfiyle gösterilen 4.005,19 m²lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 918,89 m²lik kısma yönelik davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın istinafa konu (A) harfiyle gösterilen kısmına yönelik davacı lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğundan İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizliğin bulunmadığı ancak davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen kendilerini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmeden ve davalıların harçtan muaf olduğu gözetilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden esas ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 03... parsel sayılı taşınmazın 03.11.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 4.005,19 m²lik kısmın tapu kaydının iptali ile tarla vasfıyla davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar lehine 3.997,17 TL vekalet ücretine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın eğiminin %2-3 arasında olduğunun belirtilmesine rağmen orman bilirkişi raporunda arazinin eğiminin %10-15 olarak belirtildiğini, çelişkili raporlara dayanak hüküm verildiğini, davacının zilyetliğini ispatlayamadığını ileri sürerek, kısmen kabule ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fiili olarak orman arazisi olduğunu, üzerinde orman orman ağaçlarının bulunduğunu, zilyetlik yoluyla iktisabının mümkün olmadığını, (A) harfi ile gösterilen alanın da taşınmazın diğer kısımlarıyla bütünlük arzettiğini, davacının zilyetliğini ispatlayamadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümlerinin orman vasfının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve Hazine vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.