Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1855 E. 2025/5678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1855
- Karar No
- 2025/5678
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/82 E., 2024/341 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sonucunda; ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 412 parsel sayılı 2.487 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 95... parsel numarasıyla ve 2.290,66 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 413 parsel sayılı 1.720 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 95... parsel numarasıyla ve 2.198,12 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2.Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalıya ait taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak, dava açmıştır. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında sınırlarda değişiklik yapılmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2020/438 Esas, 2021/467 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne 03.03.2015 tarihli kadastro fen bilirkişisi harita teknikeri ... ve kadastro fen bilirkişisi harita mühendisi ... tarafından müştereken hazırlanan 17.03.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ekinde sunulan krokide (T1) ve (T6) noktaları arasında gösterilen ve ilk tesis kadastrosuna göre davacıya ait olduğu tespit edilen (T1) ila (T10) noktalarını içeren alanın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 01.12.2022 tarihli ve 2022/1807 Esas, 2022/9706 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin eksik ve yetersiz olduğu açıklanarak, öncelikle denetime veri teşkil edecek tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, ortofoto, tesis kadastrosu haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanılan diğer haritalar gibi bilgi ve belgelerin dosyaya getirtilmesi; bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve üç kişilik harita mühendisi fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılması ve bu keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak ve bu bağlamda fen bilirkişi raporuna ek krokide görünen evin kime ait olduğu ve hangi tarihte yapıldığı üzerinde durulması, krokide gösterilmesi, başka yapılar varsa yerleri fen bilirkişisine işaretlettirilmesi, fotoğraflarının çekilmesi ve fen bilirkişisinden uygulama kadastrosuna esas teşkil eden bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesinin istenmesi, fen bilirkişi raporunda, ilk tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilip edilmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlar ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı ayrıntıların yer alması; ayrıca birincisi, ortofoto üzerinde tesis kadastrosuna ait harita ile uygulama haritasını ada bazında, ikincisi çekişmeli taşınmazlar ve komşularını kapsar bazda ve üçüncüsü ise tesis kadastro haritası ile çekişmeli taşınmazların zeminini çakıştırır bazda en az üç adet harita düzenlenmesi ve uygulama haritasında yanlışlık varsa, doğru sınırları gösterir harita tanzim edilmesi istenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ve mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ve eki kroki ile bozma ilamında belirlenen noksan hususların tamamlandığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 03.03.2015 tarihli kadastro fen bilirkişisi harita teknikeri ... ve kadastro fen bilirkişisi harita mühendisi ... tarafından müştereken hazırlanan 17.03.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ekinde sunulan krokide T1 ve T6 noktaları arasında gösterilen ve ilk tesis kadastrosuna göre davacıya ait olduğu tespit edilen T1 ila T10 noktalarını içeren alanın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamında açıklanan hususların yerine getirilmeksizin karar verildiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu bildirmiş ve resen araştırılacak hususlarla birlikte hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi gereğince yapılarak kesinleşen uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine, temyiz edenin sıfatına ve 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Hakim, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde bir karar vermek zorunda olup, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde davalı taşınmazdan ifraz edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda "T1 ila T10" noktaları arasında gösterilen taşınmaz bölümünün davacıya ait yeni 1 95... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilmesi gerektiği halde, bu hususun hüküm kısmında açıkça belirtilmemesi isabetsiz ve bozma nedeni ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin beşinci satırında yer alan "adına" kelimesinden sonra "kayıtlı bulunan dava konusu yeni 1 95... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine ve taşınmazın 2834,94 metrekare yüzölçümü ile" kelimelerinin yazılması suretiyle hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.