Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5113 E. 2025/4011 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5113
Karar No
2025/4011
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2003/165 E., 2004/1720 K.

Mahkemece verilen karar, davacı ... Varisleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların....'dan geldiğini ve tüm mirasçıları adına tescil edilmesi gerekirken sadece davalıların murisi ... adına tescil edildiğini, davacının da ...mirasçısı olduğunu, taşınmazlara revizyon göre tapu kaydının eski türkçe olduğunu bu sebeple ...’e intikal eden hisselerin kimden ne suretle intikal ettiğinin bilinemediğini ileri sürerek 15 adet taşınmazın davacının miras payı oranında tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kadastronun 1970, 1972, 1976, 1980 yıllarında kesinleştiğini, taşınmazların ...'dan gelmediğini, davalıların murisinin 3.kişiden satın aldığı taşınmazlar olduğunu, ayrıca daha önce başka ...mirasçılarının açtığı davaların ret olduğunu, bu kararların kesin hüküm olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/960 Esas, 2002/948 Karar sayılı dava dosyasında bulunan kadastro tutanaklarının incelenmesi sonucu bir kısım taşınmazların kadastro tutanağının 1973, bir kısım taşınmazların kadastro tutanağının 1974, bir kısım taşınmazlarında kadastro tutanağının 1980 yılında kesinleştiğinin anlaşıldığı, dava tarihi olan 07.03.2003 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı varisleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların murisi ...’in kadastro işlemleri sırasında kendini ayrı bir nüfusa kaydettirip ...'nın tek mirasçısı gibi taşınmazları adına tespit ve tescil ettirdiğini, davanın ketmi verese hukuki sebebine dayalı olarak açıldığını, bu durumda 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağını, davaya konu taşınmazların tek tek incelenerek hangisinin kadastro tespitinin hangi tarihte yapıldığının açıkça belirlenmediğini belirterek ve re'sen görülecek nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava kadastro öncesi nedene dayalı miras payına yönelik açılan tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Hemen belirtilmelidir ki; Mahkemece, dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanakları, geldileri ile birlikte tapu kayıtları ve hükmen tescil ile oluşan taşınmazların hükme esas mahkeme kararlarının getirtilip her bir taşınmaz için ayrı ayrı kadastro tutanağının ne zaman kesinleştiğinin belirlenmesi ondan sonra sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, dava konusu taşınmazların her biri için ayrı ayrı ada ve parsel numarası belirtilmeden genel olarak açıklamada bulunarak hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.

Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK mad. 26). Islah yolu ile talep genişletilebilirse de davaya yeni dava konusu taşınmaz eklenemez.

Somut olayda, davacı taraf 07.03.2003 tarihli dava dilekçesinde sadece dava konusu 15 adet taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili talebinde bulunmuş, 17.03.2004 tarihli ıslah dilekçesiyle davalılar adına kayıtlı olmayan bu taşınmazlara ek 42 adet taşınmazın da tapu kaydının iptali ve tescilini istemiştir.

Yukarıda da belirtildiği gibi, ıslah yolu ile davaya başka taşınmazlar eklenemez, başka bir dava ile istenebilecek hususlar ıslah yolu ile istenemez. Mahkemece talep dışına çıkılarak yazılı şekilde dava konusu olmadığı anlaşılan taşınmazlar yönünden de araştırma yapılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı varisleri vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının yatıran tarafa iadesine,

Dosyanın Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

25.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5113, K. 2025/4011, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5113-e-2025-4011-k-b24e5c5c2c3c