Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1802 E. 2025/5645 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1802
- Karar No
- 2025/5645
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/176 E., 2024/1491 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/718 E., 2023/72 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 06... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı yapıldığını, davalının davaya konu taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığını, zilyetlik şartları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı olarak davalı lehine tescil edildiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında yerlerden olduğunu belirterek, taşınmazın müvekkili kurum lehine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; dava konusu 3 06... sayılı parselin yapılan kadastro çalışmaları sonucu komisyon kararıyla senetsizden davalı adına tespit gördüğü, yerel bilirkişilerin beyanlarına göre dava konusu yerin kimse tarafından kullanılmadığı, tespit tarihinden geriye dönük 15- 20... yıllık süre içerisinde mevcut olan hava fotoğraflarında taşınmazın imar ve ihyaya konu edilmeyip ham ve bakir nitelikte olduğu, üzerinde herhangi bir kullanımın bulunmadığı, imar-ihya yoluyla kazanılması için tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu olgunun tamamlandığı tarihten itibaren 20 yıldan fazla süreyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesindeki koşullar altında tasarruf edilmiş olmasının gerektiği, yerel bilirkişi ile tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporları uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altında olan nizalı alan üzerinde bir zilyetliğin bulunmadığının sabit olduğu, zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına itibar edilemeyeceği, yerel bilirkişi beyanları ve fen bilirkişi raporuna göre dayanılan vergi kayıtlarının nizalı parsele ait olduğunun sübut bulmadığı, dava konusu yerin davalı adına tescil edilebilmesi için 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde aranan şartların yerine gelmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 06... parsel sayılı taşınmazın komisyon tespitinin iptali ile "ham toprak" vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ile taşınmazı gösterir fotoğraflara ve 1984, 20 02... tarihli hava fotoğraflarına göre çekişmeli taşınmazda herhangi bir zirai faliyetin olmadığı, ziraat bilirkişisi raporuna göre dava konusu taşınmazın, toprak yapısının killi-timli humusça zengin, topoğrafik eğiminin % 5-15 arasında, toprak derinliği ise ortalama 15-35 cm arasında değişen orta profilli yapıda olduğu, geçirgenliği ve su tutma kapasitesi kötü, su ve rüzgar erozyonuna maruz kalabilecek yerlerden olduğu, köy kenarında eğimli bir tepenin eteğinde tarım dışı alan, ekilip sürülmeye müsait olmayan makineli tarıma elverişsiz, üzerinde tarımsal faaliyet yapılmamış imar-ihya çalışmaları yapılmamış yerlerden tarım dışı alan olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle, davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ziraat bilirkişisinin raporuna ve mahalli bilirkişi seçimine itiraz ettiklerini ancak İlk Derece Mahkemesince itirazlarının değerlendirilmediğin beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 06... sayılı taşınmaz yönünden açılmış kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 06... parsel sayılı ve 8.308,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden zilyetliğe istinaden davalı adına komisyon kararıyla tespit edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.