Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1633 E. 2025/5644 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1633
Karar No
2025/5644
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/418 E., 2024/1841 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/446 E., 2021/596 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 12 78... parsel sayılı 232,98 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 4706 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 18. madde ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi hükümlerine göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, özel kanunlara göre değerlendirilmesi gereken yerlerden olmadığı, üzerinde herhangi bir daimi ve ayni hak tesis edilmediği, çalışma alanı içerisinde orman bulunmadığı, beyanlar hanesinde 2. derece askeri yasak bölge içerisinde kaldığının belirtilmesi nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesine göre Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 12 78... parsel sayılı taşınmazın fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre, Mahkemenin görevsizliği ve yetkisizliği yönlerinden itiraz ettiklerini, davanın ... Kadastro Mahkemeleri'nde açılması gerektiğini, 30 günlük askı ilan süresinin geçtiğini, davanın usulden reddini, 10 yıllık süre geçtiği için tespitten önceki sebeplere dayanılamayacağını, eda davası açılması gereken hallerde mevcut davanın açılmasının usule aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 12 78... parsel sayılı taşınmaz 04.04.2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle 4706 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 18. maddesi (TKGM 2015/3 Genelge) ve 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi kapsamında kalan yerlerden olduğundan Hazine adına tescil edildiği, muhtesada ve kullanıma dair herhangi bir beyan kaydı içermediği ve yapılan ölçümler esnasında taşınmazın toplam yüzölçümünün 232,98 m²lik olarak belirlendiği, halihazırda davacının fiilen kullanımında olan alanın 232,98 m²den ibaret olduğu, davacı tanıklarının, kadastro bilirkişilerinin ve mahalli bilirkişinin yeminli beyanlarının davacının beyanlarıyla örtüştüğü, yapılan araştırmalarda başkaca birilerinin bu taşınmaz üzerinde zilyetlik iddiasının olmadığı, taşınmazın kullanıcısının fen bilirkişisinin raporunda tespit edilen tarihten beridir davacı olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tutanak bilirkişilerinin, yerel bilirkişilerin ve davacı tanığının çekişme konusu taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazda betonarme ev ve avlusunun bulunduğunun belirlendiği, davacının 23.04.2015 tarihi itibarıyla taşınmazı fiili olarak kullandığı ve arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde fiili hakimiyetinin bulunduğu, davalı ... vekilinin belirttiği istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçeleriyle, esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, itiraz ettiklerini ancak İlk Derece Mahkemesince itirazının değerlendirilmediğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 4706 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 18. madde ve 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi uyarınca hakkında kullanım kadastrosu yapılan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yazılı şerhin iptali ile davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1633, K. 2025/5644, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1633-e-2025-5644-k-cc30c9e07ad3